11. Ceza Dairesi 2021/30621 E. , 2024/3972 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/1347 E., 2016/251 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, tefecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, kısmi düşme, kısmi düzeltilerek onama
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aynı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu ve merci tarafından karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'nın katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı, mahkemece bu suçtan usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararında;
1. Sanık ... hakkında katılan şirkete karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43, 62, 52, 54 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ve 4.160,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık ... hakkında katılan şirkete karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43, 39, 62, 52, 54, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay 5 gün hapis cezası ve 2.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve tefecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) fıkrası uyarınca beraat kararları verilmiştir.
4. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin
1. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; cezaların üst sırdan verilmesi gerektiğine,
2. Sanık ... hakkında katılan şirkete karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; sanığın bizzat suça iştirak ettiğine, yardım eden konumunda bulunmadığına, cezasından indirim yapılarak ertelenmesinin adil olmadığına,
3. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanık ... hakkında tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
B. Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında
Resmi belgede sahtecilik ve tefecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine, beraat kararlarının yerinde olmadığına,
C. Sanıklar Müdafilerinin
1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; yüklenen suçların unsurları itibarıyla oluşmadığına, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden cezalarda teşdit uygulandığına, zararın giderilmesi nedeniyle indirim uygulanması gerektiğine,
2. Sanık ... hakkında katılan şirkete karşı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Sanık ... hakkında tefecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
4. Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; beraat eden sanık lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'ın katılan şirkette muhasebeci olarak çalıştığı ve yaptığı iş gereği çek, senet vs. belgeler ile nakit paraların bulunduğu kasanın sanığın kontrolünde olduğu, sanığın piyasaya olan kişisel borçlarından dolayı ekonomik sıkıntıya düştüğü, bu sıkıntıdan kurtulmak için şirket tarafından kendisine muhafaza edilmek için bırakılan 10.000,00 TL bedelli müşteri çekini kırdırmak istediği, bu hususta sanık ...'den yardım istediği,...in sanığın bu isteğini kabul ederek çekin arkasına şirket kaşesini basarak imzalamasını ve kendisinin de ciro etmesini istediği, bu şekilde sanık ...'in Çekin arkasına şirketin kaşesini basıp şirket yetkilisi ...'ın imzasını taklit ederek imzaladığı, daha sonra kendi adına ciro ederek sanık ...'e verdiği, ayrıca...in isteği ile katılan şirket tarafından kendisine çek senet alma, verme, ciro etme yetkisi verildiğine dair bir belgeyi hazırlayarak faks yoluyla gönderdiği, bu belgeyi kullanan...in çeki 6.000,00 TL karşılığında sanık ...'e kırdırdığı, 400,00 TL'sini kendisinin alıp geri kalanını sanık ...'e teslim ettiği, bu olaydan sonra sanık ...'in ...'ı arayarak paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek 25.000,00-30.000,00 TL değerinde çek ayarlamasını istediği, sanık ...'in ...'nin durumu patronlarına söylemesinden korkarak ...'nin istediği çekleri şirket yetkilisi yerine kaşe basıp imza atmak ve kendi cirosunu da yapmak suretiyle sanık ...'e verdiği, sanık ...'nin de çekleri ...'e kırdırdığı, vadesi gelen çekler karşılığında yeni çekler vererek şirket sahiplerinin durumu öğrenmelerine engel oldukları, yine sanık ...'ın kişisel ihtiyaçları için şirketin kasasından izinsiz şekilde 10.368,00 TL para aldığı, bu şekilde toplam 54.180,00 TL bedelli 4 farklı müşteriye ait çeklerin ...'e kırdırmak amacıyla verildiği, üç adet çekin ... tarafından, bir adet çekin ise sanık ... tarafından tahsil edildiği, henüz tahsil edilemeyen 11 adet farklı müşterilere ait çeklerin ise sanık ...'ın evinde ele geçirildiği, bu şekilde sanık ...'ın üzerine atılı zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik, sanık ...'nin ise azmettirme suretiyle zincirleme hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik, sanık ...'ün ise tefecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yargılama sırasında ortaya çıkan durumlar nedeniyle sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik, sanık ... hakkında ise sanıkların resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçuna iştirak ettiği iddiasıyla haklarında kamu davası açıldığı, sanık hakkında açılan kamu davalarının birleştirilmesine karar verildiği ve yapılan yargılama neticesinde, sanık ...'ın suçlamaları kabul ettiğine dair savunması, sanık ...'in tevil yollu ikrarı, diğer sanıkların suçlamayı kabul etmediklerine dair savunmaları, katılan ...'nın iddia ile uyumlu beyanı, tanık Nadiye Atasayar'ın tahsil edilmeyen çeklerin ele geçirilişine ilişkin beyanı ve tüm dosya kapsamı itibariyle, Mahkemece toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle edinilen kanaat ile sanıklar ... ve ...'e yüklenen suçların sübut bulduğu, diğer sanıklar yönünden yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delillerir elde edilemediği gerekçesiyle temyize konu kararlar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı yanlış yorumlanarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmaması isabetsizliği ile hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1.5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre toplanan delilleri değerlendirip sanıkların üzerilerine atılı suçların sübut bulmadığını kabul eden Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 1136 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar ... ve ... lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.11.2012 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
D. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği, sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurunun ise katılanlar olduğu dikkate alınarak, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan hüküm yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi ...'nın katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı, mahkemece bu suçtan usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiini tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanıklar ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma, Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Sanıklar ... ve ...'ün kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca 1.800,00 TL maktu vekâlet ücretinin hazineden tahsili ile sanıklar ... ve ...'e verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
D. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
E. Sanıklar ... ve ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) bendinde açıklanan nedenlerle Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!