WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/30536 E.  ,  2024/3745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/483 E., 2016/264 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
c. İftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; iftira ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından kurulan hükümlerin onanması, dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya uygunluğunun incelenmesi amacıyla kararı temyiz etmek istediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'ın, kendisini şikayetçi ... olarak tanıtarak, şikayetçi ...'un internet üzerinden satışa çıkardığı araca talip olduğu, ... ile sanığın görüşüp aracın satışı konusunda anlaştıkları, sanığın, aracın noter satışının üçüncü bir kişi üzerine yapılmasını istediği, noter satışından sonra satış bedelini ödeyeceğini söylediği, bu şekilde sergilediği hileli davranışlar ile araç sahibi ...'u, noter nezdinde satış işleminin yapılmasına ikna ederek satış bedelini ödemediği, noterde yapılan satış işlemi sonrasında ...'un tüm aramalarına karşın sanığa ulaşamadığı, ...'un şikayeti üzerine yapılan soruşturma neticesinde sanığın kardeşi olan ... hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda ... hakkında beraat kararı verildiği, Mahkemece yapılan ihbar üzerine sanık ... hakkında dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, iftira suçlarından kamu davası açıldığı ve sanık hakkında atılı her üç suç yönünden de inceleme konusu mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında suçunu ikrar ederek hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğunu, yakalanmamak için kardeşinin ismini kullandığını, satış sözleşmesinin kardeşi adına değil galerici adına düzenlendiğini, kolluk görevlilerinin galericilerin olduğu yerde kimlik kontrolü yaptıklarında kardeşinin adını verdiğini, aracı vadeli olarak aldığını, borcunu ödeyemeyince araç sahibini arayarak yerine kendi arabasını verdiğini, bu şekilde borcunu ödediğini, bunun üzerine araç sahibinin de şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiştir.
3. Yapılan yargılama neticesinde, gerekçeleri açıklanarak ve takdiren sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
2. Hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu, 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Kabule göre de;
a. Gerekçeli karar başlığında suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak yazılması,
b. Tekerrür uygulamasına esas alınan sanığın Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/80 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün, suç tarihinden sonra 10.07.2014 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının, adli sicil kaydına göre 07.03.2012 tarihinde kesinleşen Sorgun Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2006 tarihli ve 2005/22 Esas, 2006/369 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan 2 yıl 7 ay 3 gün hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

B. Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Olay tarihinde sanığın, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini kardeşi ... olarak tanıttığı, yürütülen soruşturma sonunda ... hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı anlaşılmakla; sanığın suç işlediği şüphesi ile yakalandığı sırada kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla mağdura ait kimlik bilgilerini kullanması eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen ''başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunu oluşturduğu, sanık hakkında sözkonusu eylemi nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulmasına karşın eylem ikiye bölünerek aynı zamanda "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan da mahkumiyetine hükmedilmesi,
2. Kabule göre de; sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
C. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği dikkate alınarak, somut olayda sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun mağdurunun kamu olduğu, dolandırıcılık suçunun mağdurunun ise şikayetçi ... olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma işlemleri yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu,
nedenleriyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A, B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/483 Esas, 2016/264 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.03.2024 tarihinde karar verildi.