WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/30437 E.  ,  2024/860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/296 E., 2016/29 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/296 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 32.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
3. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.02.2021 tarihli ve 2016/175147 sayılı, nitelikli dolandırıcılık suçundan onama ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararı yönünden hükmün (A) ve (C) fıkraları arasında hukuki çelişki yaratılması ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan suç unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadan eksik araştırma ile delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, resen nazara alınacak sebeplerle verilen kararın bozulması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'nın katılan ... adına kayıtlı araçla ilgili internette verdiği satış ilanını gören katılan ...'ın, kendisini ... olarak tanıtan sanıkla irtibata geçip Fethiye'ye geldiği, yapılan anlaşma sonrası katılanın 31.500,00 TL sanığa ödediği ve sanığın katılan ...'a ait ele geçirilemeyen sahte sürücü belgesiyle aracın noterde devrinin katılan üzerine yapıldığı, sanığın aracın yedek anahtarını daha sonra verebileceğini söylediği, katılanın noterden geçici ruhsat belgesini ve aracı teslim alarak Bodrum'a gittiği ve aracını evinin önüne parkettiği, sabah uyandığında aracın çalındığını gördüğü, soruşturma sürerken, Bilecik ilinde,...Emniyet Müdürlüğünce trafik kaydına çalıntı şerhi konulan bir aracın görülmesi üzerine, araç içindeki kişilerin bilgilerinin sorgulandığında kişilerden birinin sanık olduğunun, araçtakilerin benzer şekilde internet ilanı sonrası sahte kimliklerle aracın devrini yapıp mağdurlara aracın yedek anahtarını vermeyip takip ederek daha sonra çaldıklarının belirlendiği, bu kapsamda sanığın fotoğrafının polis ajandasında yayımlandığı ve yurt genelinde benzer nitelikte işlenen suçların mağdurlarına gösterildiği, sanığın içerisinde yakalandığı aracın da yine benzer bir olay sonucunda satılıp sonrasında çalındığının ve sanığın bu olayın müştekisinin ve görgü tanıkları tarafından teşhis edildiğinin ve sanık hakkında başka benzer soruşturmaların da olduğunun anlaşıldığı, katılan ...'ın sanığı ceza evinde çekilen video ve fotoğraflarından teşhis ettiği, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık, suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan ..., zararının giderilmediğini beyan etmiş, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında sanığı teşhis ettiği görülmüştür.
4. Noter satış sözleşmesinin sahte sürücü belgesine istinaden düzenlendiği, ekinde sahte belgenin fotokopisinin olduğu görülmüştür.
5. Mahkemece, katılanın sanığı soruşturma ve kovuşturma aşamasında tereddütsüz olarak teşhis etmesi, mahkemece yapılan incelemede noter satış sözleşmesindeki resimle sanığın fotoğraflarının karşılaştırılması sonucu aynı kişi olduklarının anlaşılması ve tüm dosya kapsamı ile sanığın katılan ... adına düzenlenen kamu kurumu olan Emniyet Müdürlüğü'nün maddi varlığı olan sürücü belgesini araç olarak kullanmak suretiyle hileli davranışla kendisine maddi menfaat temin ederek nitelikli dolandırıcılık ve bu şekilde işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla katılan ...'a ait kimlik bilgilerini kullanarak ''başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma'' suçunu işlediği kanaatiyle atılı suçlardan mahkumiyet ve sahteliği iddia edilen sürücü belgesi ele geçirilemediğinden iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının incelenememesi sebebiyle beraat kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için failin önceden işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekmektedir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması halinde başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun unsurları oluşmayacaktır. Buna göre somut olayda sanığın katılan ...'a ait kimlik bilgilerini sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının icrası kapsamında kullandığı, sanığın evvelce işlediği ve kaçmayı gerektiren bir suçunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş,
2. Kabule göre de, sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

C. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. İddianame kapsamına göre, suça konu katılan ... adına düzenlenen sahte sürücü belgesi ele geçirilememiş ise de sanığın, bu sahte sürücü belgesini kullanarak Malike Karataş'ın vekili olarak katılan ...'a aracı noterde devrettiği ve 02.12.2013 tarihli Fethiye 1. Noterliğinin 8649 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin Noterlik Kanunu'nun 82 nci maddesi gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken sahte sürücü belgesi ele geçirilemediği gerekçesiyle beraat kararı verilmesi,
2. Kabule göre de, sahteliği iddia edilen sürücü belgesi ele geçmediğinden iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının incelenememesi sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca suç unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken bu suçtan mahkumiyete yetecek derecede vicdani kanaat sağlayacak bir delilin dosya içeriğinde mevcut olmadığı, sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/296 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli ve 2015/296 Esas, 2016/29 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.