WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/30409 E.  ,  2024/3882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/250 E., 2016/88 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 Tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/88 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Dosya arasında bulunan temyiz formu ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Tebliğnamesinde, temyiz edenler bölümünde katılan ...'nun da temyiz talebinde bulunduğu belirtilmiş ise de; dosyada ve UYAP sistemi üzerinde yapılan araştırmada, sanık müdafinin temyiz isteminin sisteme katılan ... adı ile kaydedildiği, ancak kaydın içeriği incelendiğinde, kayıtlı klasör içerisinde sanık müdafinin temyiz dilekçesinin yer aldığı görülmüş, katılan ...'nun herhangi bir temyiz talebinin olmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, tanık olarak beyanları alınması gereken kişilerin ifadelerine başvurulmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, bu nedenle mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılan ...'ın yetkilisi olduğu Karpen Plastik ..Ltd. Şti'ye bayilik başvurusunda bulunduğu, bayilik başvurusunun kabul edilmesi üzerine bu şirketten 15.11.2013 tarihinde malzeme ve makine aldığı, karşılığında davaya konu çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte olduğu anlaşıldığı olayla ilgili olarak sanık hakkında açılan kamu davasında; sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, söz konusu çeki kendisine akrabası olan ... tarafından verildiğini iddia etmiş, tanık olarak beyanı alınan ... çekle bir ilgisinin bulunmadığını söylemiş, dosya arasında bulunan bilirkişi raporunda keşideci imzasının, keşideci firma yetkilisine ait olmadığı tespit edilmiş, katılan ... da çekin şirketlerine ait bir çek olmadığını, sahte üretildiğini beyan etmiş, Mahkemece sanık savunması, katılanlar beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın, bayilik sözleşmesi yaptığı katılan şirketten aldığı malzemeler karşılığında verdiği çekin sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında sanık hakkında üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile açılan kamu davasında; sanığın savunmalarında, suçlamaları kabul etmemesi, çekin sahte olduğundan haberdar olmadığını, çeki kendisine eşinin dayısı olan ...'nun verdiğini, çekin sahte olduğunun anlaşılması üzerine yanlışlık olduğunu söyleyerek başka bir çek daha verdiğini ve bu çekin de sahte çıktığını, çeki ...'nun aldığına ...'nun kardeşi olan...'in tanık olduğunu savunması, sanık müdafinin de temyiz dilekçesinde; ...ve...isimli kişilerin çekin ...'dan alındığına tanık olduklarını beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; adı geçen kişilerin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve çekin sanığa savunmasında adı geçen kişi tarafından verilip verilmediğinin sorulması, sanık tarafından ...'nun kendisine verdiğini ve onun da sahte çıktığını iddia ettiği diğer çek örneğini de dosyaya ibraz etmesinin istenilmesi ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edildiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
2.Kabule göre de;
a)Dosya arasında bulunan 01.10.2013 tarihli tutanakta, sanığın, katılan şirketten aldığı makine ve malzemeleri katılan şirketin Ankara temsilcisi ...'e teslim ettiği, ... tarafından da malzemelerin eksiksiz ve tam olarak alındığı beyan edilerek tutanağın imzalandığı, ancak katılan şirket temsilcisi olan ...'ın yargılama aşamasında talimat yolu ile alınan ifadesinde 13.000,00 14.000,00 TL civarında zararlarının olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; katılan şirketin zararının ne olduğunun şirket temsilcisine açıklattırılması ve sonucuna göre sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken cezanın alt sınırdan ayin edildiği belirtilmesine karşın, adli para cezasında temel cezanın 3000 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
c) Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ilişkin ihtarat yapılması,
d)5237 sayılı Kanun'un 53 ncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 Tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2024 tarihinde karar verildi.