11. Ceza Dairesi 2021/30377 E. , 2024/3749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/194 E. 2016/114 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,43 üncü maddesi,62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ,35 inci maddesinin ikinci fıkrası,62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın suç tarihinde beraberinde açık kimliği belirlenemeyen temyiz dışı faili meçhul şahıs ile birlikte katılana ait mağazaya girerek, kendisini maliye memuru olarak tanıtarak çantasında bulunan sahte yetki belgesini ibraz ettiği, katılana hakkında şikayeti olduğunu bildirerek denetim yapacağını söylediği, katılan tarafından ibraz edilen faturalara binaen ''yaygın denetim çalışma raporu'' düzenlediği, katılana, faturalar için ceza tutanağı düzenleyeceğini ancak belli bir miktar üzerinde anlaşmaları halinde ceza yazmayacaklarını söylediği, katılanın bu sırada çalışanı vasıtasıyla ilgili vergi dairesine ulaşarak,sanığın gerçek vergi memuru olmadığını öğrenmesi üzerine kolluğa haber verdiği, sanığın kendi tuttuğu tutanağı yırtmaya çalıştığı , kolluk görevlilerinin gelerek yakalama yaptığı olayda sanığın eylemi ile katılana karşı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2.Sanık aşamalarda suçunu ikrar etmiştir.
3.... Polis Kriminal Laboratuvarının 03.04.2015 tarih ve 2015/4377 sayılı raporu ile sanık adına düzenlenmiş; özel yetki belgesi ile sürücü belgesinin sahte ve aldatıcılık niteliğine sahip olduğu; yaygın denetim çalışma raporunun ise mukayese denetiminin yapılamadığı tespit edilmiştir.
4.Mahkeme tarafından ;katılan beyanı ile sanık savunmasının uzmanlık raporu ile uyumlu olduğu sanığın; kendisini maliye memuru olarak tanıtarak ceza tutanağı düzenlemesi fakat maddi menfaat elde edemeden neticelenen eylemi ile kamu kurumunu araç olarak kullanarak nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ve sahte belgeleri düzenlemek ve kullanmak şeklindeki eylemleri ile de zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği anlaşılmakla temyize konu hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un “kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, somut olayda; yaygın denetim çalışma raporunun aldatıcılık niteliğinin belirlenemediği; özel yetki ve sürücü belgelerinin farklı tarihlerde düzenlediğine dair delil bulunmadığı anlaşıldığından, eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuş, bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümü (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/194 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği (1) numaralı hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulandığı paragrafın tamamının çıkartılması, hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulandığı paragrafındaki “ 2 yıl 1 ay hapis cezası” ibaresinin çıkartılıp yerine “1 yıl 8 ay hapis cezası” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!