11. Ceza Dairesi 2021/30310 E. , 2024/2455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/350 E., 2016/109 K.
SUÇLAR : Dini inanç ve duygularının istismarı suretiyle dolandırıcılık, konut dokunulmazlığı ihlal etme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 Tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/109 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 4.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil olmadığına, bu nedenle hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın olay günü yanında kimliği tespit edilemeyen başka bir kişi ile birlikte katılanın evine gittiği, katılanın beyanına göre izin vermemesine karşın evinin kapısının giriş kısmına oturdukları ve kendisinden su istedikleri, daha sonra çeşitli numaralar ve söylemler ile katılana "sende muska var" diyerek katılanda büyü olduğuna onu inandırdıkları ve evinde bulunan altınları getirmesini istedikleri, bunun üzerine katılanın üç adet burma bilezik, bir adet düz bilezik, üç adet altın yüzük, bir adet altın küpe, bir adet altın kaplama saat, bir adet gerganlık, yirmi beş küçük altın, çocuğuna ait bir adet künye ve çeyrek altını getirdiği, sanık ve yanındaki kişinin bunları bir çorabın için koyarak iki yastığın arasına koyup bağladıkları ve bunu katılanın yatak odasına koymasını istedikleri, daha sonra birlikte evden çıkarak kapıyı kilitleyip anahtarı da kendileri alıp yarım saat sonra geleceklerini söyleyerek gittikleri ve geri gelmedikleri, katılanın kapıyı zorla açıp içeri girerek baktığında altınların yerinde olmadığını gördüğü olayla ilgili olarak sanık hakkında açılan kamu davasında; sanığın suçlamaları kabul etmemesine karşın, katılanın sanığı teşhis ettiği ve Mahkemece sanık ve katılan beyanı, teşhis tutanakları ve beyanları ile tüm dosya kapsamından atılı suçları işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 Tarihli ve 2015/350 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!