11. Ceza Dairesi 2021/30216 E. , 2024/2490 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/32 E., 2016/71 K.
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35, 62, 52 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, kararın hukuka aykırı olduğuna, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık ...'in suç tarihinde ...Pazarlama Dağ. ve Tic. A.Ş.nin Antalya ofisinde müdür olarak çalıştığı, sanığın katılan ...'a temizlik robotu satmış gibi 02.03.2013 tarihli sahte satış sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik ile yine katılan ...'ın adına alacaklısı grup şirketi olan...Ev Aletleri Pazarlama Dağıtım ve Ticaret A.Ş. olan, tanzim tarihi bulunmayan 170,00 TL bedelli 8 adet sahte senet tanzim etmek suretiyle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, sanığın adına çalıştığı ve hareket ettiği mağdur şirketin ticari faaliyetleri sırasında 1.700,00 TL değerindeki temizlik robotunu alıp karşılığını ödemeyerek mağdur şirketin zararına kendi yararına haksız menfaat sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması neticesinde; sanığın tevilli ikrarı, suça konu bonoların ve sözleşmenin üzerinde yer alan yazıların sanığın eli ürünü olduğuna dair uzmanlık raporunun içeriği, katılanın ve mağdur şirket yetkilisinin beyanları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamından edinilen kanaat ile toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın herhangi bir ürün satmadığı halde ürün satmış gibi göstererek kendisine haksız menfaat temin etmek suretiyle mağdur şirketi ve katılanı dolandırdığı, mağdur şirketin icra takibi yapmasına neden olduğu, bu şekilde sanığın kamu kurumu olan icra müdürlüğünü araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin suçların sübutuna yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığın mağdur şirkete yönelik nitelikli doladırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.Somut olayda; mağdur ... Tic. A.Ş.nin Antalya ofisinde müdür olarak çalışan sanığın, bir adet temizlik robotunu katılan ...'a satmış gibi sahte satış sözleşmesi ve sahte senetler düzenlemesinden ibaret eyleminin, uzlaşma kapsamına alınan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
3. 5271 sayılı Kanun'un 5728 sayılı Kanun ile değişik 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6564 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine" dair hükmün, suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı ve sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmediği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda oluşan kanaat nedeniyle cezası ertelenen sanık hakkında, "daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olduğundan" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle, hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/71 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!