WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/30190 E.  ,  2024/2487 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/34 E., 2016/394 K.
SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/34 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 10 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; senetlerde tanzim tarihi bulunmadığından resmi belgede sahtecilik suçuna vücut vermediği , senetlerin katılanın bilgisi dahilinde düzenlendiği, sanığın suç işleme kastının olmadığı, atılı suçlarının unsurlarının oluşmadığı, mahkemece yasal ve yeterli olmayan gerekçe verilen hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın kiralama konusunda yetkilendirdiği sanık, evi kiraladığını söyleyerek kiralayan tarafından tanzim edildiğini belirtiği 10 adet sahte senedi ve kiralayanın imzaladığını belirttiği sahte kira sözleşmesini katılanı verdiği ve kiracıdan peşin olarak aldığı kira bedelini katılana vermediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmalarında, emre muharrer senetleri ve kira sözleşmesini kendisinin imzaladığını kabul etmiştir.
3. Adana Kriminal polis laboratuar müdürlüğünün uzmanlık raporunda borçlusu İbrahim Mümhan alacaklısı ... olan 1.000,00 TL değerindeki 10 adet emre muharrer senetlerdeki yazılar ve imzaların sanığın elinden kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında; sahte belge aslının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, belge üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığının anlaşılması karşısında; aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek; mahkûmiyet hükmüne dayanak oluşturulan belge aslının denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınarak aldatıcılık kabiliyeti bulunup bulunmadığı da tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 776 ncı maddesi uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan " tanzim tarihinin" bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı, aslı adli emanete alınmış suça konu bononun dosya arasında bulunan fotokopisinden senedin tanzim tarihinin bulunmadığının anlaşılması karşısında; suça konu bono asıllarının adli emaneten getirtilerek incelenmesi, bonoların 6102 sayılı Kanun'da sayılan zorunlu unsurları taşıdığının anlaşılması halinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, zorunlu unsurları taşımadığının anlaşılması halinde ise aynı Kanun’un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/34 Esas, 2016/394 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.