WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/29833 E.  ,  2024/2993 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/5 E., 2016/23 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2016 tarihli ve 2015/5 Esas, 2016/23 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
a. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 32.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;suçlamalar ile bir ilgisi bulunmadığına ve hakkında takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mağdur ...'in, 20.07.2013 tarihinde arkadaşı olan tanık ...'ın referans olması üzerine sanık ile 16.000,00 TL değerinde zeytin toplama tarağını satma hususunda telefonda anlaştığı, sanığın ayarladığı nakliyecinin suça konu Akbank Hasanpaşa İstanbul Şubesine ait 06.08.2013 keşide tarihli ve 16.000,00 TL bedelli çeki verdiği ve anlaşma gereği malların nakliyecinin aracına yüklendiği, mağdurun bahse konu çeki yapmış olduğu ticari faaliyet sonucu tanık ...'a verdiği, tahsil için bankaya ibraz edildiğinde çekin külliyen sahte olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık ... Yıldız, soruşturma aşamasında, çek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, suçlamaları kabul etmediği şeklinde savunmada bulunmuş iken, kovuşturma aşamasında, suça konu çeki bildiğini, eski ortağı olan tanık ...' a ait olduğunu ve onun getirdiğini, mağduru tanımadığını, ortağı getirdikten ve onun talebi üzerine ciroladığını ve çekin ön yüzündeki bazı boş yerleri doldurduğu şeklinde çelişkili savunmada bulunmuş olduğu belirlenmiştir.
3.Mağdur ..., arkadaşı tanık Yunus'un referans olması üzerine dükkanına gelen şahısla ticari ilişkide bulunduğunu ve bu alışveriş karşılığında suça konu çeki adığını ve tahsil aşamasında çekin sahte olduğunu öğrendiğini, sanıktan herhangi bir tahsil imkanı da olmadığından şikayetçi olmadığını beyan etmiştir.
4. Tanıklar T.D.,Y.A.,H.I.nın anlatımlarının dosya arasında mevcut olduğu anlaşılmıştır.

5. Suça konu çek ile ilgili olarak, ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince tanzim edilen 08.05.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu çekin külliyen sahte olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu, çekin ön yüzü üzerinde bulunan yazılar ve arka yüzü üzerinde yazılı bulunan " ... 0 507 854 72 11 " yazıları ile ... adına atfen atılı bulunan imzanın ... eli ürünü olduğunu, çekin ön yüzü üzerinde bulunan keşideci imzası ile arka yüzü üzerinde bulunan 1. ciranta olan Aksen Gıda adına atfen atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olabileceğinin belirtildiğinin rapor edildiği belirlenmiştir.
6. Mahkemece, sanığın atılı suçları işlediğinin sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, dosya arasında yer alan raporlar ve tüm dosya kapsamı ile sabit olduğunun kabulü ile hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında "30.07.2013" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihinin "20.07.2013" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçların sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mahkemece "sanığın geçmişi, cezanın sanık üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurulduğunda" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin, resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 692 nci maddesi gereğince çeklerde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerektiği, aynı Kanun'un 693 üncü maddesine göre ise, keşide yeri gösterilmemiş olan çekin, keşidecinin ad ve soyadı yanında yazılı olan yerde keşide edilmiş sayılacağı hükmü de dikkate alındığında, suça konu çek fotokopisi üzerinde yapılan incelemede, keşide yeri olarak belirtilen "Hasanpaşa" adının bir idari birim yerini belirtmediği ve keşidecinin ad ve soyadı altında da bir yer bulunmadığı ve suç konusu belgenin çek vasfını taşımadığı anlaşılmakla özel belge niteliğinde olacağı, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Kabule göre de; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 20.07.2013 tarihi olarak gösterilmesi yerine 30.07.2013 şeklinde gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.