WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/29601 E.  ,  2024/5440 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/351 E., 2015/687 K
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kocaeli Çocuk Mahkemesinin, 15.12.2011 tarihli ve 2009/417 Esas, 2011/6848 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 4.000,00 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2015 tarihli ve 2013/508 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 17.11.2012 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Kocaeli Çocuk Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/351 Esas, 2015/687 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilen 4.000,00 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 20,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği, hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 15.12.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun gıyabında verilen bu kararın, posta yoluyla 22.02.2012 tarihinde tebliği yapılmış ise de; UYAP sisteminden yapılan incelemede suça sürüklenen çocuğun tebliğ tarihinde Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğunun anlaşılması karşısında; ceza infaz kurumunda tebliğ yapılmak yerine posta yoluyla yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının bulunmadığı, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu olmadığı anlaşılmıştır.
Suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan “Nitelikli dolandırıcılık” suçunun Kanundaki öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre hesaplanan 10 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.02.2010 tarihli sorgu tarihinden sonra hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararına yönelik ssuça sürüklenen çocuğun temyiz isteği bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.