11. Ceza Dairesi 2021/29287 E. , 2023/6568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/210 E., 2015/380 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/380 Karar Sayılı Kararı ile;
1. Sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine,
2. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı ... Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... kararı temyiz ettiğine dair süre tutum dilekçesi vermiş, gerekçeli temyiz dilekçesi ibraz etmemiştir.
2. Cumhuriyet savcısının temyizi, sanıklar ..., ... ve ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde ele geçirdikleri suça konu çeki bir şekilde tanzim ettikleri, birinci ciranta imzasının sanık ... tarafından atıldıktan sonra sanık ... eliyle son ciranta ...'dan mal alımına karşılık kullanıldığı, bu nedenle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın suça konu çeki imzasız ve boş olarak kaybettiği, söz konusu çekin 05.10.2011 keşide tarihli ve 28.000,00 TL bedelli olarak doldurularak piyasaya sürüldüğü, en son temyiz dışı sanık ...'nun eline geçtiği ve bankaya ibrazında karşılıksız çıkması nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, çekin katılan tarafından piyasaya sürülmediğinin anlaşılması üzerine sanıklar hakkında üzerilerine atılı suçları işledikleri iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Temyiz dışı sanık ..., söz konusu çeki sanık ...'den aldığını, sanık ... çeki, borç olarak sanık ...'den aldığını beyan etmiş, sanık ...'de çekin temyiz dışı diğer sanık ... tarafından çalışanı ...'a verildiğini ifade etmiş, sanık ... da çeki kendisine ...'in verdiğini söylemiştir. Sanık ..., çek arkasındaki birinci ciranta bölümündeki kaşenin kendi şirketine ait olduğunu ancak imzanın kendisine ait olmadığını böyle bir çek verdiğini hatırlamadığını, sanık ... dışındaki diğer sanıkları tanımadığını, sanık ...'a da bir borcunun bulunmadığını beyan etmiştir.
3. Katılan ..., kendisine ait çeklerin imzasız ve boş olarak kaybolduğunu, buna dair 25.07.2011 tarihinde jandarmaya müracaatının bulunduğunu söylemiş, dosya arasında bulunan raporlara göre, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının katılan ...'ya ait olmadığı, onun imzaları model alınarak takliden atıldığı kanaatine varıldığı belirtilmiş, çekin arka yüzündeki birinci ciranta bölümünde ... adına atılı bulunan imzanın ise sanık ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
4. Sanık ..., soruşturma aşamasında, çeki sanık ...'den aldığı gün UGR iplik şirketine vererek karşılığında mal aldığını beyan etmiş, mahkemedeki savunmasında ise ...'dan malzeme aldığını, ona borcu olduğunu, borcu nedeniyle bu çeki ona verdiğini söylemiş, ... çeki tekstil artıkları sattığı sanık ...'den aldığını söylemiş, sanık ... müdafileri ise 12.09.2014 tarihli dilekçelerinde, UGR firması ile ... firması arasındaki cari hesap ilişkisinden yani alacak borç ilişkisinden kaynaklanan sebeple teslim edildiğini bildirmişlerdir. Sanık ... müdafileri tarafından dosyaya cari hesap kayıtları, faturalar ve müşteri çek giriş bordro dökümü ibraz edilmiş, söz konusu çekin sanık ...'nun şirketine 19.07.2011 tarihinde verildiği görülmüştür.
5. Mahkemece sanıkların savunmaları, katılan beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, söz konusu çekin temyiz dışı sanık ...'ya verildiği 19.07.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için ödememeye yönelik hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç, kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilerek, sanık ...'in kolluk beyanında, aldığı mal karşılığında söz konusu çeki verdiğini ifade ettikten sonra mahkemedeki savunmasında, ...'ya olan borcu nedeniyle çeki verdiğini beyan etmesi, 12.09.2014 tarihli temyiz dışı sanık ... müdafilerinin dilekçesine göre, söz konusu çekin cari hesaptan kaynaklı alacak borç ilişkisi kapsamında verildiğinin belirtilmesi, ancak temyiz dışı sanık ...'nun ise beyanında; çeki ... şirketinin aracılığını yapan sanık ...'den tekstil artıkları satması nedeniyle aldığını faturayı da ... şirketi adına kestiğini söylemesi ancak söz konusu çekin hangi aşamada alındığının sorulmaması karşısında; ...'nun yeniden beyanı alınarak, söz konusu çeki ne zaman aldığının ve önceden ... borç karşılığı verilip verilmediğinin sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 Tarihli ve 2014/210 Esas, 2015/380 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün , 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!