WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAIRESI

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/29276 E.  ,  2024/556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/68 E., 2016/17 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 Tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/17 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 3 yıl 9 ay hapis ve 31.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2.Resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; verilen kararın temyizen incelenmesine, suç tarihine göre hapis cezasının tespit edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 03.05.2012 tarihinde müşteki ...ün yetkilisi olduğu şirkete gelip 10.07.2012 keşide tarihli 15.700,00TL bedelli çeki verip karşılığında 12 adet araba lastiği aldığı, müştekinin çekin sahte olup olmadığını öğrenmek amacıyla 14.05.2012 tarihinde bankaya başvurduğunda çekin sahte olduğunu öğrendiğinden 15.05.2012 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, sanığın, 16.05.2012 tarihinde müştekiyi telefonla arayıp tekrar lastik almak için geleceğini söylediğinden müştekinin durumu savcılığa bildirdiği, sanığın bu tarihte geldiği ve müştekiyle anlaşmaları sonrası 12 adet lastik satışı karşılığı 21.07.2012 tanzim tarihli 12.000,00 TL bedelli çeki verdiği, müştekinin sanığı oyaladığı ve daha sonra gelen polislerce sanığın yakalandığı, bu suretle sanığın zincirleme resmi belgede sahtecilik ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık, çeklerin sahte olduğunu bilmeden müştekiden aldığı lastikler karşılığında kullandığını, 12.000,00 TL bedelli çeki ...isimli kişiden sattığı araç karşılığı aldığını, 15.700,00 TL bedelli çeki de... adlı işyerinin yetkilisi olduğunu söyleyen, 2000'li yıllarda İstanbul'da pazarcılık yaptığı dönemlerde tanıdığı ve tam adresini bilmediği bir inşaat firmasının ortağı olduğunu bildiği ...adlı şahıstan tarihini hatırlamadığı bir zamanda otelde karşılaştıklarında ilk önce hatır çeki olarak aldığını, daha sonra ise bu kişinin kendisine olan 4.000,00 TL borcuna karşılık şirket kaşesi basılı ve imzalı halde aldığını beyanla suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Uzmanlık raporlarına göre,
a) 15.700,00 TL bedelli çekin kağıdının fiziksel özelliği baskı tekniği vs yönünden tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma kabiliyetinin olduğu, arka ikinci ciranta bölümündeki sanığa ait ciro yazısı rakamları ve buradaki imzanın sanığa ait olduğu, keşideci imzasının...‘ya ait olmayıp gerçek imzalarının model alınmak suretiyle takliden atıldığı, taklit imzalarda aidiyet tespiti mümkün olmadığından imzanın sanığa ait olmadığı, diğer yazı ve imzaların sanık ve...‘yı ait olmadığının,
b) 12.000,00 TL bedelli çekin, genel baskı özellikleri yönünden hakiki örnekleri ile benzerlik arz ettiği müşahade edilmiş ise de keşideci imzasının renkli kopya özelliği gösterdiği ve üzerinden de mürekkepli kalemle mükerrer gidilmiş olduğu, çekin rakamla değer gösteren hanesinde fiziksel silinti emarelerinin olduğu, çek üzerinde detayı raporda belirtilen fiziksel silinti emarelerinin ve farklı ibarelere ait olduğu değerlendirilen toner kalıntılarının mevcut olduğu, belirtilen bulgulara binaen çek üzerindeki belirtilen ibarelerin evvelce aynı bölümlerde bulunan ancak fiziksel silinti sebebiyle okunamayan ibarelerin silinmelerinden sonra tahrifen oluşturuldukları, yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetinin olduğu, arkadaki sanığa ait ciro yazısı, rakamları ve imzanın sanığa ait, diğer yazı ve imzalar sanığa,... ve...el ürünü olmadığının belirtildiği görülmüştür.
4. Sanığın 12.000,00 TL bedelli çeki aldığını söylediği ...isimli kişinin ...olabileceğinin tespit edildiği, ancak bu kişinin 02.05.2012 tarihinde vefat ettiği, sanığa bu kişinin temin edilen resmi gösterildiğinde tam teşhis yapamadığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, sanığın hangi suretle eline geçtiğini açıklayamadığı çekleri kullanmak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği kanaatiyle mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında, aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, emanette olan suça konu çekler getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekiyor ise de, uzmanlık raporlarına göre, 15.700,00 TL bedelli çekin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve 12.000,00 TL bedelli çekin, genel baskı özellikleri yönünden hakiki örnekleri ile benzerlik arz ettiği müşahade edilmiş ise de detayı raporda belirtilen ibarelerin evvelce aynı bölümlerde bulunan ancak fiziksel silinti sebebiyle okunamayan ibarelerin silinmelerinden sonra tahrifen oluşturuldukları, yapılan sahteciliğin aldatma kabiliyetinin olduğunun belirlendiği, duruşmada sanığa delil niteliğindeki belgelerin okunduğu anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52 nci maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre somut olayda haksız menfaat miktarı 37.700,00 TL olup, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca adli para cezasına esas alınacak gün sayısının 3770 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapılması gerekir iken, temel cezanın 60 gün şeklinde eksik olarak belirlenip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırım yapıldıktan sonra 75 gün belirlendiği, daha sonra 158/son gereğince 1.500,00 TL olarak sadece 15.700,00 TL bedelli çek haksız menfaat olarak kabul edilip 31.400,00 TL olarak iki katına çıkarılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipleri ile yaptırımların eleştiri ve düzelterek onama sebepleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ancak; Tekerrüre esas alınan Aybastı Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/123-57 sayılı ilamının mala zarar verme suçundan 2.000,00 TL ve basit yaralama suçundan 500,00 TL doğrudan verilen kesin adli para cezaları olduğundan tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın başka tekerrüre esas ilamının da olmadığı anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarında tekerrürün uygulanmasına ilişkin A-6 ve B-8 numaraları bentlerinin tamamen çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2024 tarihinde karar verildi.