WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/28923 E.  ,  2023/5001 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/354 E., 2015/481 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Davanın reddi, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi düşme, Kısmi bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 ... Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 ... Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 ... Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 ... Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 ... Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 ... Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.12.2015 Tarihli ve 2013/354 Esas, 2015/481 Karar ... Kararı ile Sanık Hakkında
1. Katılan ...'ye yönelik bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının mükerrer olması olması nedeniyle 5271 ... Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine,
2. Katılan ...'ye yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun (5237 ... Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3. Katılan ...'a yönelik bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçundan, 5237 ... Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 51.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Katılan ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 ... Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
5. Katılan ...'a yönelik bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçundan, 5237 ... Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 8.760,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
6. Katılan ...'a yönelik resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 ... Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
7. Katılan ...'a yönelik bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçundan, 5237 ... Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı fıkranın son cümlesi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 9.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ancak Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/341 Esas ve 2014/267 Karar ... ilamındaki (4A) nolu mahkûmiyet hükmünün mahsubu ile yalnızca 9.660,00 TL adli para cezasının infazına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafilerinin temyiz istekleri sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, katılan ...'ye yönelik dolandırıcılık suçundan davanın reddine karar verilmesi ile mahkûmiyet hükümlerine konu suçların işlenme şekli ve sayısı itibarıyla eksik ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 31.08.1990 tarihinde öldüğü tespit edilen ... adına Denizbank A.Ş. nezdinde 2006 yılında çek hesabı açtırıp almış olduğu çek koçanından suça konu çekleri düzenleyip katılanlara karşı kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği, katılan ...'ye karşı işlendiği iddia olunan dolandırıcılık suçundan mükerrer dava açıldığı kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Gerekçeli kararın 9. sayfasında ve hüküm fıkrasında Katılan ...'un soyisminin ..., hüküm fıkrasında suça konu B 2327452 seri nolu 20.10.2006 tarihli 5.250 YTL bedelli çekin keşide tarihinin 20.12.2006, gerekçeli kararın 9. sayfasında suça konu B 2327457 seri nolu 20.09.2006 tarihli 5.800 YTL bedelli çekin keşide tarihinin 25.10.2006 olarak gösterilmesi maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
A. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Karşı Bankayı Aracı Kılarak Dolandırıcılık Suçunu İşlediği İddiasıyla Açılan Kamu Davasının Reddine İlişkin Hüküm Yönünden
Mükerrer dava nedeniyle ret kararına dayanak alınan ve Dairemizin 2012/4317 Esas sırasına kayıtlı olan Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/341 Esas ve 2014/267 Karar ... dosyası ile temyize konu dava dosyası birlikte incelenmiş, sanık hakkında aynı fiil nedeniyle mükerrer dava açıldığı anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'a Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Sanık hakkında sahte çek düzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında, suç tarihlerinin en aleyhe kabulle suça konu çeklerde keşide tarihi olarak yazılan 13.09.2006, 20.10.2006 ve 31.12.2006 olduğu belirlenmiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 ... Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihlerinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
C. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'a Yönelik Bankayı Aracı Kılarak Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1. Davaya konu iddianame ve görevsizlik kararında sanığa yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklandığı, cezanın artırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişikliğin bulunmadığı, dolayısıyla sanığa 5237 ... Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesine göre ek savunma ... verilmesine gerek olmadığı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki ek savunma ... verilmesi gerektiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. Katılan ...'nin suça konu 13.09.2006 tarihli ve 13.395 YTL bedelli çeki ...'dan aldığını beyan etmesi, ...'nın ise söz konusu çeki ...'den aldığını beyan etmesi, katılan ...'un suça konu 31.12.2006 tarihli ve 31.000 YTL bedelli çeki ... ...'dan aldığını beyan etmesi, katılan ...'ın suça konu 20.09.2006 tarihli ve 5.800 YTL bedelli çeki ... ...'den aldığını beyan etmesi, katılan ...'ın suça konu 20.10.2006 tarihli ve 5.250 YTL bedelli çeki ...'tan aldığını beyan etmesi, dosya kapsamından sanığın adı geçen katılanlara yönelik doğrudan bir hareketinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti bakımından; suça konu çeklerin arka yüzlerinde isimleri yazılı olan ..., ... ..., ... ... ve ...'ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılıp duruşmada çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra suça konu çekler kendilerine gösterilerek sanığı ve katılanları tanıyıp tanımadıkları, çekleri hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden alıp kime verdikleri ve çeklerdeki ciranta imzalarının kendilerine ait olup olmadığının sorulması, gerekirse bu kişilerin bildirdiği kişiler ile çeklerde ciranta sıfatıyla imzası bulunan diğer kişilerin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmadan çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra beyanlarının alınması, varsa aradaki hukuki ilişkiyi kanıtlayan belgelerin istenilmesi, çekle ilgilerinin bulunmadığını ve çekteki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri hâlinde, suça konu çeklerin ön ve arka yüzlerinde yazı ve imzaların söz konusu kişilere aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/341 Esas ve 2014/267 Karar ... dava dosyası getirtilip incelenerek söz konusu davaya konu 20.11.2006 tarihli ve 6.100 YTL bedelli çeke ilişkin katılan ... ve tanık ... ...'nin ayrıntılı beyanları alınıp bahse konu 6.100 YTL bedelli çek ile temyize konu 5.800 YTL bedelli çekin, kendilerine, aynı hukuki ilişki veya farklı hukuki ilişkiler nedeniyle mi ve aynı anda veya farklı zamanlarda mı verildiğinin belirlenmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
3. Kabule göre; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi hâlinde uygulanacak olan 5275 ... Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 ... Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişiklik gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Katılan ...'ye Karşı Banka Aracı Kılarak Dolandırıcılık Suçunu İşlediği İddiasıyla Açılan Kamu Davasının Reddine İlişkin Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/354 Esas, 2015/481 Karar ... kararında Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'a Yönelik Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/354 Esas, 2015/481 Karar ... kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 ... Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 ... Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık Hakkında Katılanlar ..., ... ve ...'a Yönelik Bankayı Aracı Kılarak Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde C bendinde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2013/354 Esas, 2015/481 Karar ... kararırına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 ... Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 158/1, son fıkrasının uygulanması ihtimaline göre CMK'nın 226/1 maddesi uyarınca ek savunma ... hatırlatılmayarak savunma hakkının kısıtlandığına dair ek gerekçesiyle, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.06.2023 tarihinde karar verildi.

EK GEREKÇE

Dairemizin 08/06/2023 tarih, 2021/28923 Esas, 2023/5001 Karar ... sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki ek gerekçe ile birlikte katılıyorum.
A) TARTIŞMANIN KONUSU:
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık sanık hakkında TCK'nın 158/1-f Maddesi sevkiyle kamu davası açıldığında TCK'nin 158/1, son maddesinin uygulanması ihtimali binaen CMK'nin 226/1, 2 maddeleri kapsamında ek savunma verilmesinin zorunlu olup olmadığına ilişkindir.
B) KONUYA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME:
1-Sanığın eylemi TCK'nin 158/1-f bendinde bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, dolandırıcılık suçu tanımlanmıştır.
Anılan bentte sadece fiilin tanımına yer verilmiş, fiile tertip edilen ceza ise aynı maddenin son fıkrasında üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası olarak belirlenmiş; ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırının dört yıldan, adli para cezasının miktarının ise suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı belirtilmiştir.
2-CMK'nin 226/1 maddesinde; sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez şeklinde düzenlemeye yer verilirken 2. fıkrasında ise; cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında da ek savunma verileceği emredici bir şekilde düzenlenmiştir.
C) KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Bir fiil nedeniyle dava açıldığının kabul edilebilmesi, o fiilin iddianamede açıkça gösterilmesine bağlıdır. Dolayısıyla dava açan belgede (mahkemece kabulüne karar verilmiş iddianame) hem suçun adı, hem eylemi oluşturan olaylar hem de eyleme uygulanacak yasa maddelerinin açık ve duraksamaya yer verilmeksizin belirtilmesi zorunludur.
İddianamede anlatılan fiilin dışına çıkılarak davaya dâhil edilmeyen bir fiil nedeniyle yargılama yapılması ve bu fiilden dolayı hüküm kurulması davasız yargılama olmaz ilkesinin ihlaline yol açar.
Bu sebeple iddianamede sadece suç teşkil eden fiilin anlatılması yeterli olmayıp maddi olayın tamamen açıklanması zorunluluk arz etmektedir.
Başka bir deyişle iddianamenin ayrıntılı olması, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiilin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
CMK’nın 225 inci maddesinin 2 nci fıkrasına göre mahkeme, fiili nitelendirirken iddia ve savunmalarla bağlı değildir. Dolayısıyla yargılama sürecinde iddianamede gösterilen “fiilin hukuki niteliğinin” değişmesi söz konusu olabilir. Bununla birlikte “cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması” da mümkündür.
İddianamede gösterilen fiilin hukuki niteliğinin değişmesi ve cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâllerin ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkması durumlarında CMK’nın “Suçun niteliğinin değişmesi” başlıklı 226 ncı maddesi ile kanun koyucu, sanığa “ek savunma ...” verilerek değişen duruma göre bir hüküm kurulmasına imkân sağlamıştır.
Yukarıda içeriği belirtilen iddianamede TCK'nin 158/1-f maddesinde tanımlanan atılı fiil belirtilmiş, ancak bu fiile uygulanacak hürriyeti bağlayıcı ceza ile adli para cezası miktarlarını belirleyen son fıkrasına yer verilmemiştir.
Dolayısıyla sanık iddianamede belirtilen sevk maddesi kapsamında kendisine atılı fiili öğrenmekte buna karşılık fiilin yaptırımını teşkil eden cezalar konusunda hiç bilgilendirilmemiştir. Bu noksanlığın CMK 226/1, 2 maddeleri kapsamında ek savunma verilerek tamamlanması gerekirken gözardı edilerek hüküm kurulmuştur.

D) SONUÇ:
TCK'nin 158/1-f, son fıkrasının iddianamede yer almaması, iddia makamının esas hakkındaki mütaalasında da yer verilmemesi, ek savunma da alınmaksızın cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanık savunma hakkının kısıtlandığı görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden bozma yönündeki görüşüne ek gerekçe ile birlikte katılıyorum. 08.06.2023