11. Ceza Dairesi 2021/28681 E. , 2024/6985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/89 E. 2020/88 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 19.12.2014 tarihli ve 2014/135 Esas 2014/654 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
2. Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18.03.2019 tarihli ve 2018/8873 Esas 2019/4127 Karar sayılı kararı ile Sanığın eylemi birlikte gerçekleştirdiği temyiz dışı sanık ile ilgili delil olabilecek yargılama evraklarının aradaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle usulünce temini ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
i)Sanığın temyiz dışı sanık ile mağaza içerisinde iki farklı alışveriş arabası hazırladığı, bahse konu arabalardan sadece bir tanesi içerisinde bulunan biraları kasadan parasını ödeyerek geçirip aracına yüklediği, sonrasında mağazada bıraktığı ve içerisinde ödemesi yapılanlar ile birebir örtüşen biraları mağaza görevlisine gösterip iade etmek istediğini söyleyerek para iadesi alması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında uygulama yapılması,
ii)Sanığın işlediği suç nedeniyle yakalandığında kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla ... adına olan kimliği ibraz etmesi neticesi bu kimlik bilgileriyle adli muayene raporu düzenlendiği anlaşılmakla; ...'nun gerçek bir kişi olmaması durumunda eyleminin 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesindeki ‘resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan’ suçunu oluşturacağı gözetilerek, ...'nun gerçek bir kişi olup olmadığı araştırılıp gerçek kişi olması halinde davadan haberdar edilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun sonuca göre takdir ve tayini gerektiğinin düşünülmemesi, gerekçeleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/89 Esas 2020/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci , 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis, 100,00 TL adli para cezasına ,hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına,
resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 ncı
maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 3 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; atılı suçların unsurları yönünden oluşmadığına ve hükümleri temyiz etme iradesine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.13.06.2012 tarihinde sanığın temyiz dışı sanık ile birlikte bir marektten sekizli paketler halinde 14 koli birayı bir market arabasına, yine sekizli paketler halinde 14 koli birayı ikinci bir market arabasına koyduğu, market arabasının birini kasaya getirerek ücreti olan 362.80 TL'yi ödeyerek market arabası içerisindeki sekizli paketler halinde 14 koli birayı marketin dışındaki araca koydukları, akabinde sanığın arabaya koyduğu biralara ait ödeme fişini kasiyere göstererek market arabasında aynı nitelik ve sayıdaki biralar olduğu izlenimini uyandırmak suretiyle biraları iade etmek istediğini söyleyerek 362.80 TL'yi kasadan geri alması akabinde eylem sebebiyle kolluk görevlileri tarafından yakalandığında ... adına düzenlenmiş sürücü belgesini ibraz etmesi neticesi bu kimlik bilgileriyle yakalama ve teşhis tutanakları düzenlenmesine sebep olması şeklindeki eylemleri sebebiyle hakkında nitelikli hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık aşamalarda atılı suçları ikrar etmiştir.
3. Bozma sonrası yapılan yargılamada katılan uzlaşmak istemediğini beyan etmiştir.
4.Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada; sanığın oluşa uygun eylemleri ile dolandırıcılık ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını işlediği kabulü ile temyize konu hükümler kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü'nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/89 Esas, 2020/88 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Çeşme 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/89 Esas 2020/88 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!