11. Ceza Dairesi 2021/28221 E. , 2024/3700 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/523 E., 2018/320 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 202/1279 Esas, 2013/1266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2013 tarihli ve 202/1279 Esas, 2013/1266 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 07.06.2017 tarihli ve 2017/7224 Esas, 2017/13806 Karar sayılı kararı ile eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ( L ) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyizi, suçun sübutuna, ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyizi, eksik ceza verildiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde katılanı arayan kişinin, kendisini polis olarak tanıttığı, katılanın kimlik bilgilerinin sızdırıldığı ve hesaplarına girildiğini, bu kişileri yakalamak için talimatları yerine getirmesi gerektiğini söyleyerek katılanı ikna ettiği ve para çekip vereceği numaralara yatırması konusunda yönlendirdiği, katılanın da, 135.000,00 TL parayı sanığın hesabına yatırdığı ve sanık tarafından çekildiği, ayrıca 84.000 TL parayı da Abdulkadir Barak hesabına yatırdığı, temyiz dışı sanık Abdulkadir Barak hesabına yatan parayı çekerken temyiz dışı diğer sanıklar Naim Dalaka, Hasan Yiğitoğlu ve Murat Özdemir ile birlikte yakalandığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile banka kayıtları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!