11. Ceza Dairesi 2021/28204 E. , 2023/5715 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/107 E., 2015/191 K.
EK KARAR TARİHİ : 16.10.2019
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmasısuretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
EK KARAR : Sanık ... hakkında temyiz ve eski hale getirmetalebinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, onama
Sanık ...'in temyiz istemi yönünden; 16.10.2019 tarihli ek kararın tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek karar temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 tarihli ve 2006/6-123 Esas, 2006/229 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 231 inci maddesinin ikinci fıkrası, 232 nci maddesinin altıncı fıkrası, 291 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, merci, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği; "5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezaevinde bulunan sanığın hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" de yazılması veya tebliğ mazbatasına bu hususa ilişkin bir meşruhat eklenmesi gerektiği gözetilmeden temyize konu ek karara ilişkin temyiz süresinin ve ek karar tarihinde ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık yönünden hüküm fıkrasına bu açıklama veya meşruhat olmadan yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine sanığın ek karar temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla Sanık ...'in gerekçeli kararın tebliğ tarihinde başka suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, bu sebeple 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 31.08.2015 tarihinde yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 16.10.2019 tarihli ek kararı kaldırılarak inceleme yapılmıştır.
Sanık ...'ın temyiz isteği yönünden: karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, yokluğunda verilen kararın sanığa 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ edildiği, ancak bu adrese adli merciler tarafından daha önce yapılmış bir tebligat bulunmadığından, tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'nin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/107 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'nin temyiz istemi; kendisinin aracın kiralanması aşamasında ve sahte kimlik yapımı aşamasında olaya dahil olmaması sadece aracın satışı sırasında diğer sanıkların yardım istemi nedeniyle olaya dahil olması, nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirakinin bulunmaması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Sanık ... Toker'in temyiz istemi; gerekçeli karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden kesinleştiriliğinden temyiz hakkının elinden alındığını, eski hale getirme ve temyiz hakkının verilmesi talebine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz istemi: kararın kendisine 26.05.2020 tarihinde ulaştığından temyiz hakkının verilmesi talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kütahya Cezaevinde tanışan sanıkların tahliye olduktan sonra Eskişehir'de birlikte yaşamaya başladıkları, 19.08.2013 tarihinde birlikte Ankara'ya gelip ... sahte kimlik fotokopisi kullanarak şikayetçi ...'dan... plakalı aracı kiraladıkları, aracı Eskişehir'e getirip süresinde iade etmeyip Eskişehir'e çağırdıkları ...'ya satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık ... Toker soruşturma aşamasındaki ifadesinde diğer sanık ...'ın ... isimli şahsa ait nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi fotokopisinin üzerine kendisinin fotoğrafını koyup bunun fotokopisi ile araç kiralayıp satarlarsa bir süre geçinebileceklerini söylediğini, sanıklar ... ve ... ile birlikte Ankara'ya gittiklerini internette buldukları oto kiralama şirketini arayıp araç istediklerini, şahsın ... plakalı aracı terminale getirdiğini, şahıs ile kendisini görüşüp ... kimlik fotokopisi ile araç kiralama sözleşmesi imzaladığını, diğer sanıkların terminalde beklediğini, aracı teslim alınca diğer sanıklarla birlikte Eskişehir'e döndüklerini, sanık ...'ın daha önceden araç verdiği ... isimli şahsı arayıp elinde Doblo olduğunu söylediğini, ...'ın Eskişehir'e gelip aracı 25.00,00 TL'ye aldığını, bu satıştan kendisinin 400,00 TL aldığını, ...'in ne kadar aldığını bilmediğini beyan ederek ikrarda bulunmuş, sanık mahkemedeki sorgusunda da suçlamayı kabul ettiğini emniyette ve savcılıkta samimi ikrarda bulunduğunu ifade etmiştir.
2. Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde sanık ...'nin yanında tanımadığı ....'le birlikte yanına gelip hacizli araç alıp sattıklarını Eskişehir'de kalacak yerleri olmadığını söyleyip yanında kalmaya başladıklarını, araç sattıklarında kendisine de bir miktar ödemede bulunduklarını, kendisine sorulan beyaz renkli Doblo marka aracı hatırlamadığını, ... ile birlikte Ankara'ya iki kere gittiğini, ilk seferin kırmızı renkli bir Dobloyu Memduh'un sahte kimlikle kiraladığını, bu araçla Eskişehir'e geldiklerini, sorulan beyaz renkli Ankara ilinden çalıntı aracı görmediğini beyan etmiş, mahkemedeki sorgusunda ise suçlamayı kabul etmediğini, diğer sanıkları yanında kaldıklarını, birlikte noterden araç alıp sattıklarını, araçların bazılarının kiralık olduğunu bilmediğini, araç kiralarken sahte kimlik kullanıldığını emniyette öğrendiğini ifade etmiştir.
3. Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde, diğer sanıklarla Eskişehir'de birlikte yaşadıklarını, ...'a ait renkli kimlik fotokopisini sanık ...'in getirdiğini, sanık ...'un bu kimlik fotokopisini kullanarak araç kiralayıp satabileceklerini söylediğini, fotokopi üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığını, sorulan beyaz renkli Doblo marka aracı yaklaşık bir ay önce sanık ...'un tek başına Ankara'ya gittiğinde ... kimliği ile kiralayıp getirdiğini, araç geldikten sonra kendisinin ...'yı arayarak satılık Doblo olduğunu söylediğini, ertesi gün Reşat'ın Eskişehir'e geldiğini diğer sanıklarla birlikte ...ile buluştuklarını ve aracı sattıkların beyan etmiş, mahkeme huzurundaki sorgusunda ise suçlamayı kabul etmediğini, sadece aracın satışı sırasında ...'yı tanıdığı için aracılık ettiğini, aracın kiralanması ile ilgisi olmadığını, soruşturma aşamasındaki ifadesini kabul etmediğini, sahte kimlikle araç kiralanmasını emniyette öğrendiğini ifade etmiştir.
4. Katılan ... rent a car ofisinde kiraya verdiği aracının dönmemesi üzerine çalındığını karakola bildirdiğini, daha sonra kiraladığı şahsın sahte kimlik ibraz ederek aracı kiraladığını, gerçek kimliğinin başka olduğunu, bu aracı sonra Bursa'da satmış olduğunu öğrendiğini, emniyetin yaptığı araştırma sonucunda aracın Bursa'da ele geçirilip kendisine teslim edildiğini, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
5. Mahkemesince sanıkların aşamalardaki savunmaları nazara alındığında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde sahte sürücü belgesi kullanarak kiraladıkları aracı Eskişehir'e getirip satmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Memduh Toker ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilama ilişkin suçun uzlaştırma kapsamına alınan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi olduğunun anlaşılması karşısında Mahkemesince uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının araştırmasından sonra sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/253 Esas ve 2013/20 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Kütahya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1160 Esas ve 2010/248 Karar sayılı 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A.Sanıklar Memduh Toker ve ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/107 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/107 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ''Sanığın, Ankara 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/253 Esas ve 2013/20 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi, suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!