WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/27968 E.  ,  2024/5904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/29 E., 2020/187 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/313 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/313 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 26.12.2019 tarihli ve 2019/11898 Esas, 2019/15635 Karar sayılı kararıyla özetle, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında kalan nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/29 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 7 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulması suretiyle neticeten 1 yıl hapis ve 7 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezası yönünden hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın eyleminde hile unsurunun bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, mağdurun şikâyetçi olmadığına, eylemin 5237sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde tanımlanan basın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdurun, sanık tarafından Facebook isimli internet sitesine verilen 180,00 TL’ye Samsung marka cep telefonu satışına ilişkin ilanda yer alan sipariş formunu doldurarak cep telefonu siparişi verdiği, bunun üzerine sanığın, mağduru telefonla arayıp, sipariş verdiği cep telefonunu PTT Kargo ile kapıda ödemeli şekilde göndereceği konusunda kendisi ile anlaştığı, akabinde mağdurun 180,00 TL tutarındaki telefon bedelini ödeyip gelen kargoyu teslim alması üzerine, kargo kutusunu açtığında içinden bir adet parfüm çıktığı, dolandırıldığını anlayan mağdurun talebi üzerine Cumhuriyet savcısının talimatıyla söz konusu paranın sanığın posta çeki hesabına yatırılmayıp ilgili PTT Şubesi tarafından emanet hesabına alındığı, bu suretle sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, soruşturma aşamasında üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Mağdurun aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
4. Sanığın posta çeki hesabına bloke konulması nedeniyle mağdur tarafından gönderilen paranın hesabına aktarılmadığı anlaşılmıştır.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Re'sen dikkate alınan husular yönünden; Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/313 Esas, 2015/243 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyizin bulunmadığı, mezkûr Mahkeme ilâmı ile sanık hakkında hükmolunan netice cezanın, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, nitekim Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verildiği gözetilmeksizin bozma üzerine yapılan yargılamada, sanık lehine kazanılmış hak teşkil eden hüküm bölünmek suretiyle netice ceza yönünden hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/29 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının uygulandığı paragrafta yer alan; "YEDİ GÜN" ibaresinin ve takip eden, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragrafta yer alan "140,00 TL" ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerlerine sırayla "40 gün" ve "800,00 TL" ibarelerinin eklenmesi ve diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.