WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/27863 E.  ,  2024/5871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/445 E., 2019/366 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, katılanlar ..., ..., ... ve şikayetçi ...'a yönelik eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 kez 1 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; şikayetçi ...'e yönelik eylemi nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay 10 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2012 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2017 tarihli görevsizlik kararı neticesinde, İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2017/445 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararı ile sanığın katılanlar ..., ..., ... ve şikayetçiler ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 kez 1 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; şikayetçi ...' yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin (son) fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı nedeniyle 5 ay 10 gün hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, uzlaştırma işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığı gerekçesiyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın suç işleme kastının olmadığına, suçun sübutuna yönelik somut delil bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararların bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın değişik tarihlerde tanıştığı şikayetçi ve katılanlara, kendisini gümrük memuru/müdürü olarak tanıttığı ve cep telefonu, LCD televizyon ve bilgisayar gibi elektronik eşyaları ucuza temin edebildiğini ve kendilerine uygun fiyata satabileceğini söyleyerek menfaat temin ettiği, şikayetçi ...'e yönelik eylemini gerçekleştirdiği sırada kolluk görevlilerince suç üstü yakalandığı iddiasıyla, sanık hakkında her bir şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle dolandırıcılık suçundan kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık atılı suçlamaları kabul etmeyerek, şikayetçi ve katılanları tanımadığını, teşhis işlemlerini kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
4. Mahkemece, yapılan yargılamada, toplanan deliller, şikayetçiler ve katılanların beyanları, sanık savunması, kolluk tutanakları, bilirkişi raporu, teşhis tutanakları, uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın, özellikle diş hekimi olan şikayetçilerin muayenehanesine diş yaptırmak bahanesiyle gidip kendisini havaalanında gümrük müdürü veya memuru olarak tanıtmak suretiyle, ucuz fiyata elektronik eşya sattığını söyleyerek şikayetçileri kandırıp paralarını alması ve bir daha geri dönmemesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen "kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu, ancak söz konusunu suçun, suç tarihi itibariyle yürürlükte olmadığı, bu nedenle 5237 Sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, sanık hakkında 6763 Sayılı Kanun Değişikliğinden önceki lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması gerektiği kabul edilerek, temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın 06.09.2019 tarihli celsede uzlaşma raporuna bir diyeceğinin olmadığını, şikayetçilere ulaşıp zarar ve ziyanlarını gidermediğini ve atılı suçları işlemediği için bu aşamada zarar tazmininde bulunmak istemediğini beyan etmesi karşısında, Tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Katılanlar ..., ..., Şikayetçiler ... ve ...'a Yönelik Eylemleri Yönünden
1. Şikayetçiler ve katılanların beyanları, sanığın savunmaları, yakalama tutanağı, teşhis işlemleri, uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ve sübuta yönelik delil bulunmadığına ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanığın Katılan ... 'a Yönelik Eylemi Yönünden
1. Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı 22.05.2017 tarihinden uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği 16.06.2017 tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu gözetilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 20.02.2012 olan suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Sanığın Katılanlar ..., ..., Şikayetçiler ... ve ...'a Yönelik Eylemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2017/445 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararlarında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanığın Katılan ... 'a Yönelik Eylemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2017/445 Esas, 2019/366 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.