WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/27661 E.  ,  2024/4299 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/218 E., 2016/97 K.
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik karara karşı itiraz yoluna başvurulması sonucu ilgili mercii tarafından itirazın reddine karar verilmiş ve bu karara karşı da herhangi bir şekilde temyiz yasa yoluna başvurulmadığı anlaşılmakla, temyiz incelemesi sanıklar müdafiilerinin temyiz talebi sonucunda, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ..., resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ... hakkında verilen hükümlerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanıklar ... ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile;
1. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 43 üncü maddesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 44.780,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2.Sanıklar ..., ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, sanıklar, mağdurlar ve tanıklar ... ve ... beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ve hangi beyana hangi nedenle üstünlük tanındığın tartışılması, tanık ...'ın imza ve yazı örneklerinin temin edilmesi suretiyle çek aslındaki imza, rakam ve yazıların aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçeli bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç kastı olmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç kastı olmadığından ve suç unsurları beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'un, daha önceden peynir ticaretinden dolayı tanıdığı mağdur ...'in yanına sanık ... ile gidip sanık ... ile mağduru tanıştırdığı, sanık ...'in çek karşılığı peynir almak istediğini, ...i tanıdığını, herhangi bir sıkıntı olmayacağını söyleyerek mağdurda güven sağladığı, ikna olan mağdurun şirket çalışanı mağdur ...'ı çağırarak, çek karşılığı sanıklara istediği malı vermesini söylediği, bundan dolayı sanıkların 07.08.2012 tarihinde mağdur ...'den 1695 kg kaşar peyniri alıp karşılığında 12.10.2012 keşide tarihli 22.000,00 TL bedelli çeki verdikleri, sanıkların 11.08.2012 tarihinde tekrar iş yerine gidip bu kez 1617 kg kaşar peyniri satın alıp karşılığında 20.09.2012 keşide tarihli 21.000,00 TL bedelli çeki verdikleri, çeklerin bankaya ibrazında 12.10.2012 keşide tarihli 22.000,00 TL bedelli çekin mağdur ...'in hesabından 12.000,00 TL bedelli olarak keşide edilip 20.09.2012 tarihinde ödenmiş çekten kopyalanarak düzenlenen sahte çek olduğunun, 20.09.2012 keşide tarihli 21.000,00 TL bedelli çekin ise mağdur ...'ın iş yerinden çalınan çeklerden birisi olduğunun anlaşıldığı, bu suretle sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık ..., soruşturma aşamasındaki beyanında bir başkası vasıtasıyla tanıdığı tanık M.Y. ile ortak iş yapacaklarını, M.Y.'nin sanık ...'e peynir alması için suça konu çekleri verdiğini, mağdur ...'i tanıdığından çekleri ona faksladığını, onun da araştırması sonrası sorun olmadığını söylediğinden iki kere mal aldıklarını, malları sanık ... ile sattıktan sonra parayı M.Y.'ye verdiklerini, onun bu parayı ortak iş kurma amaçları için kullanacağını, ancak kullanmadığını, mahkeme beyanında ise çekleri M.Y.'nin sanık ...'e iş yaptıklarından dolayı verdiğini, ancak mağdurla tanıştırma dışında bir irtibatının olmadığı şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanık ..., soruşturma beyanında, çekleri sanık ...'dan önceden doğan borcuna karşılık alıp araştırdığında birinin sahte diğerinin çalıntı olduğunu öğrendiğinden ...'a iade ettiğini, ...'ın dediğine göre çekleri tanık M.Y.'den alıp kendisinden sonra mağdur ...'e verdiğini, mahkeme beyanında ise, çekleri sanık ...'ın borcuna karşılık M.Y.'den aldığı çekleri M.Y. ile beraber verdiklerini, ...'ın sicili bozuk olduğundan çekleri ona iade ettiğini, ...'ın daha sonra mağdurdan mal alıp borcunu bu şekilde ödeyeceğini söylediğinden kabul ettiğini, çekleri verdiklerini, ancak malları mağdurun fiilen vermediğini şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4. Mağdur ..., daha önceden ticari ilişkisi olduğu sanık ...'ın getirdiği sanık ...'e suça konu çekler karşılığı iki kere mal verdiklerini, ancak sonradan çeklerin birinin çalıntı, diğerinin sahte olduğunu öğrendiklerini, sanık ...'ın diğer sanıkla tanıştırma dışında fonksiyonunun olmadığından suç kastının olmadığını düşündüğünü, olay sonrası sanıkların zararının çoğunu karşıladıklarından şikayetçi olmadığını, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin uygulanmasına rızasının olduğunu beyan etmiştir.
5. Mağdur ..., mağdur ...'in şirketinin yetkili müdürü olup önceden tanıdıkları sanık ...'ın yanında getirdiği sanık ...'e iki kere çek karşılığı mal verdiklerini, kendilerinden aldıkları malları sanık ...'in Eskişehir'de ucuza sattığını, ...in bu şekilde Eskişehir'de bir çok firmayı dolandırdığını duyduklarını, sanık ...'ın sanık ... ile tanıştırdığını, ancak kusurlu olduğunu düşünmediğini, zararlarının giderildiğini beyan etmiş, en son beyanında ise ikinci çek verildiği sırada sanıkların yanında tanık M.Y.'nin de olduğu, asıl sahteciliği yapanın M.Y. olduğu şeklinde beyan ettiği görülmüştür.
6. Bilirkişi raporuna göre, çeklerdeki keşideci imzaları ve ön yüzdeki yazı ve rakamların sanıklara, ... ve İsmail Kardaş'a ait olmadığı, 22.000,00 TL bedelli çekteki birinci ciranta kaşe üzerindeki imzanın sanık ...'a ait olduğu, 21.000,00 TL bedelli çekteki ikinci ciranta kaşesi üzerindeki imzanın ise sanıklar ve İsmail Kardaş'a ait olmadığı, yapılan sahteciliğin aldatıcılık niteliği olduğu belirlenmiştir.
7.Savunma tanığı R.Ü., olay zamanı gayri resmi olarak Eskişehir'de beraber çalıştıkları tanık M.Y.'nin İzmir'de sahte çek işi yapan kişilerden getirdiği sahte çekleri müşteri çeki olarak ve ciro etmeden sanıklara verdiğini, sanıkların bu çeklerin sahte olduğunu bilmeden alışverişte kullandıklarını beyan etmiştir.
8. Tanık M.Y., bahsedilen tarihte astsubay olduğunu, sanıkları tanımadığını, ticari ilişkisi olmayıp çek vermediğini beyan etmiştir.
9. 20.12.2013 tarihli tutanağa göre, sanık ...'in iş yerinin boş olduğu görülmüş, çevredekilerin iş yerini terk ettiğini, iş yeri merkezinde çok sayıda kişiye borcu olduğundan gelemediğini söyledikleri şeklinde belirtildiği görülmüştür.
10. Mahkemece tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların savunmalarında suça konu çekleri aldıklarını beyan ettikleri tanık M.Y.'nin sanıkları tanımadığını beyan ettiğinden savunmalara itibar edilmeyerek sübut bulan suçlardan mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanıkların çekleri tanık M.Y.'den aldıklarına dair somut bilgi belge sunamadıkları, ancak çekleri bu kişiden aldıkları kesin olsa dahi sanıkların birbirleriyle ve kendi içlerinde çelişkili anlatımları ile sahte olduğunu bildikleri suça konu çekleri mağdurdan farklı zamanlarda yaptıkları alışveriş karşılığı kullandıkları sabit olduğundan kurulan mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiş, Tebliğnamedeki eksik inceleme nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.