WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/27570 E.  ,  2024/4825 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/109 E., 2019/480 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2013 tarihli kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı,
1.Katılan ...'e yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
2.Katılan ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 157, 35, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.
B. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından, sanıklara isnat edilen eylemin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri, değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C.İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/109 Esas, 2019/480 Karar sayılı kararı ile sanıkların dolandırıcılık suçundan ayrı ayrı;
1.Katılan ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
2.Katılan ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 157, 35, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.
D.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, uzlaştırma işleminin usulüne uygun olarak yapılmadığı, sanıklar hakkında tek bir dolandırıcılık suçundan cezalandırılmaları talebiyle iddianame tanzim edilip sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri nedeni ile usulune uygun açılmış bir kamu davası olmaması karşısında, bu eylemle ilgili ek iddianame tanzim edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kabule göre de mahkum edilen adli para cezalarının ödenmemesi durumuna ilişkin olarak sanıklara ihtaratta bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, sanıkların bildirdiği hesaba paranın yatırılması ile dolandırıcılık suçunun tamamlandığı gözetilmeden, katılan ...'e yönelik suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulüyle eksik ceza tayini, suç tarihinin 05.04.2012 olduğu gözetilmeyerek, karar başlığında 06.04.2012 olarak gösterilmesi, gerekçeli bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine,
3.Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, resen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine,
4.Sanık ... müdafinin temyiz istemi, sanığın cezalandırılmasını gerektirir yeterli delil olmadığından ve suç unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekir iken delillerin takdirinde hataya düşülerek eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ceza miktarına, lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar ... ve ...'in dolandırılık eylemini organize ettikleri, sanık ...'in bir para çekme işi olduğunu söyleyerek durumu sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ye aktardığı, sanık ...'in kayınbiraderi olan ...'e ulaştığı ve adına hesap açtırdıkları, olay günü tüm sanıkların birlikte aynı araçla İskenderun'a geldikleri, içlerinden birinin katılan ...'ü 05.04.2012 günü arayıp kendisini polis olarak tanıttığı ve katılana TC kimlik numarası ve kimlik bilgilerinin terör örgütü tarafından ele geçirildiğini, adına işlem yapıldığını, kredi talebinde bulunulduğunu, kendilerine yardımcı olmaları gerektiğini, şebekeyi takip ettiklerinden bahisle para talep ettiği, katılan ...'ın da inanarak hesabında bulunan 2.210,00 TL parayı havale ettiği, daha sonra katılan ...'ın babası olan katılan ... ile karşılaştığında telefonun açık ve dinlendiğini söylediği, katılan ...'ın karşı taraftaki şahsa katılan ...'un cep telefonu numarasını verdiği, aynı numaradan katılan ...'un arandığı, telefondaki şahsın kendisini polis olarak tanıtarak kızını takip ettiklerini, hesap bilgilerini istediği ve vereceği hesap numarasına 50.000,00 TL yatırmasını söylediğinden katılanın sanık ...'in hesabına 50.000 TL'yi yatırdığı, yeniden para talep etmeleri üzerine dolandırıldığını anlayarak müracaatta bulunduğu, durumun banka görevlilerine ve kolluk güçlerine bildirildiği, 06.04.2012 günü sanık ...'in katılan ... tarafından yatırılan 50.000,00TL parayı bankadan çektiği ve çıktığı sırada kolluk güçleri tarafından yakalandığı, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'nün de sanık ...'i parkta beklerken kolluk güçlerince yakalandığı, sanıklar ... ve ...'in kaçtıkları, bu suretle sanıkların dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanıkların lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanların uzlaşma teklifini kabul ettiği, ancak sanıklar ..., ... ve ...'nin uzlaşmayı kabul etmediği, sanık ...'e ulaşılamaması sebebiyle uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor düzenlendiği görülmüştür.
3.Sanık ... adına olayda kullanılan banka hesabının 02.04.2012 tarihinde açıldığı, banka belgelerinin dosya içinde olduğu, olay günü katılan ...'ün saat 11:52'de 2.210,00 TL, katılan ...'ün ise saat 15:02'de 50.000,00 TL ve saat 15:23'de 7.000,00 TL yatırdığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğname Yönünden
1.Uzlaşma raporuna göre sanık ...'ün adresine Tebligat Kanununa göre usulüne uygun tebligat yapılmadan uzlaşmanın sağlanamadığı belirtildiğinden uzlaşmanın usulüne uygun olarak yapılmadığı, ancak rapora göre katılanların zararlarının karşılanması durumunda uzlaşmayı kabul ettikleri, sanık ...'ün de bozma sonrası alınan beyanlarında zararını karşılamak istemediğini belirttiğinden, zımni olarak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşıldığından,
2.İddianame anlatımında, katılanların ayrı ayrı yapılan telefon görüşmeleriyle kandırıldıkları, katılan ...'ün olay günü saat 11:52'de 2.210,00 TL, katılan ...'ün ise saat 15:02'de 50.000,00 TL yatırdığından bahsettiğinden 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesine göre her katılana yönelik ayrı ayrı kamu davası açıldığının anlaşıldığının anlaşılması karşısında mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden,
3.Adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fikrası uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceği nazara alınarak, hüküm fikrasında bu hususa ilişkin ihtarat yapılmaması sonuca etkili görülmediğinden,
Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşlere iştirak edilmemiştir.

B.Sanık ... ve Müdafi, Sanık ... ve Müdafi, Sanık ... Müdafi ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
1.Olay günü katılan ...'ün sanık ...'ün hesabına 50.000 TL'yi yatırdığı, daha sonra yeniden para talep edilmesi üzerine dolandırıldığını anlayarak müracaatta bulunduğu, durumun banka görevlilerine ve kolluk güçlerine bildirildiği, sanığın parayı bankadan çekip dışarı çıktığı sırada yakalandığı, bu şekilde eylem tamamlandığı halde katılan ...'a yönelik eylemde teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, suç tarihi 05.04.2012 olduğu halde karar başlığında 06.04.2012 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... ve müdafi, sanık ... ve müdafi, sanık ... müdafi ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2024 tarihinde karar verildi.