11. Ceza Dairesi 2021/26259 E. , 2024/5729 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/105 E., 2019/565 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2.İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2013 tarihli ve 2013/50 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2017/1268 Esas, 2019/959 Karar sayılı kararı ile, "Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik, herhangi bir delile dayanmayan soyut savunması, katılan ve tanık beyanları karşısında, sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek, hileli eylemlerle, katılanı kandırmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun ile uzlaşma kapsamına alınan TCK 157. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçundan mahkumiyeti yerine, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi" hukuka aykırı görüldüğünden, bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma sonrası, İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/105 Esas ve 2019/565 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın adli sicil ve arşiv kaydında bulunan Çanakkale Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/353 E, 2011/39 K. Sayılı kararı göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
Sanığın temyiz isteği, katılanın zararını ödediğinden verilen kararın bozulması gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde katılanın dükkanını arayan bir şahsın kendisini ... olarak tanıttığı ve kendisine 3 adet altın gönderilmesini isteyip ödemeyi dükkanda yapacağını belirttiği, katılanın dükkanda kimse olmadığı gerekçesiyle altınları gönderemeyeceğini söyleyerek telefonu kapattığı, ancak şahsın 15 dakika sonra tekrar arayarak altınları gönderebileceği elemanı olup olmadığını sorduğu, katılanın altınları dedesi olan tanık Asım Karakaş ile gönderdiği, dedesinin kendisini aynı gün içerisinde saat14.00 gibi arayarak altınları teslim etmiş olduğu şahsın herhangi bir bedel ödemeksizin ortadan kaybolması nedeniyle dolandırıldığını söylemesi üzerine şikâyetçi olduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, somut olayda suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle verilen beraat kararının bozulmasını müteakip yapılan yargılamada, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
4.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Nitekim katılan da zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
5.Yapılan yargılama sonunda, her ne kadar sanık atılı suçu kabul etmemiş ise de, suç tarihinde katılan ...’i arayan sanığın, kendisini ilçede iş yeri bulunan ... olarak tanıtıp, 3 adet altın göndermesini, ödemeyi iş yerinde yapacağını söylediği, bunun üzerine katılanın 3 adet altını dedesi Asım’a vererek ...’ın iş yerine gönderdiği, tanık Asım’ın da iş yeri dışarısında bekleyen sanığa 3 adet altını verdiği, sanığında altınların parasını hayvan sattığı kişilerden alarak vereceğini söyleyerek tanık Asım ile birlikte bir kaç yere uğrayarak sürekli oyaladığı ve en sonunda da tuvalete gitme bahanesi ile tanığın yanından ayrılarak bir daha gelmediği, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, sanığın en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek, hileli eylemlerle, katılanı kandırmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği ve bu şekilde 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın adli sicil ve arşiv kaydında bulunan Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/353 Esas 2011/39 Karar sayılı kararı göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerekirken bu konuda herhangi bir karar verilmemiş olması nedeniyle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İvrindi Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2019 tarihli ve 2019/105 Esas ve 2019/565 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!