WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/26158 E.  ,  2023/6129 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/112 E., 2015/269 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 Tarihli Ve 2015/112 Esas, 2015/269 Karar Sayılı Kararı İle Sanık ... Hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
B. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 Tarihli Ve 2015/112 Esas, 2015/269 Karar Sayılı Kararı İle Sanık ... Hakkında
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaısına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaısına ve hak yoksunluklarına,
3. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 268 inci madde delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaısına ve hak yoksunluklarına,
4. Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrası, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaısına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Sanıklar Hakkında
1. Sanık ... hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerine kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği, atılı suçları işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Sanık Hakkında
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; hükmün gerekçesiz olduğuna, diğer sanık ...'in çelişkili beyanları esas alınarak mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, sanığın atılı suçları işlemediğinin sabit olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın hukuka ve vicdana aykırı olduğuna, ilişkindir.
C. Sanık ...'in Hakkında
Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; verilen cezalara itiraz ettiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in şikâyetçi ...'a ait sürücü belgesini bilgisi ve rızası olmaksızın bulunduğu yerden aldığı, daha sonra tanıştığı diğer sanık ...'in yardım ve iştiraki ile 24.09.2014 tarihinde ... adına nüfus cüzdanı çıkarmak amacıyla Kuşcağız Mahalle Muhtarlığına gittikleri, sanık ...'ın kendisini ... olarak tanıtıp nüfus cüzdanı talep belgesi aldığı, aynı gün Nüfus Müdürlüğünden nüfus cüzdanı aldıkları, sanıkların aynı zamanda 23.09.2014 tarihinde ... adına Garanti Bankası Keçiören Şubesine kredi talebinde bulundukları, ancak kredi onay sürecinde banka istihbarat birimi tarafından ...'ın aranması olayının ortaya çıktığı ve dolandırıcılık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, yine sanık ...'ın işlediği suçlar nedeniyle yakalanmamak amacıyla şikâyetçinin sürücü belgesi ve kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçunu işlediği, bu şekilde sanıklar hakkında atılı suçlardan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık ... aşamalı olarak savunmasında özetle; Ankara Açık Cezaevinden izinli olarak ayrıldıktan sonra izin bitimi geri dönmediğini, yakalanmamak amacıyla akrabalarının yanında çalışan ...'ın sürücü belgesini ondan habersiz olarak aldığını ve kullanmaya başladığını, bu arada bir berberde traş olurken sanık ... ile tanıştığını, kendisine sahte kimlik yaptığından bahsettiğini, ihtiyacı olduğu için sanık ...'den yardımcı olmasını istediğini, onun da kabul ettiğini, ...'a ait sürücü belgesinin fotokopisini verdiğini ve kendisine kimlik belgesi çıkarmasını istediğini, sanık ...'in bu fotokopi fotoğrafının bulunduğu nüfus cüzdanı çıkardığını, ancak nüfus cüzdanını kendisine teslim etmediğini ve kendisinden habersiz olarak Keçiören Garanti Bankası Şubesine ... adına kredi çekmeye çalıştıklarını, bu olayla bir ilgisinin olmadığını, suçsuz olduğunu, ifade etmiştir.
3. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında özetle, suçlamaları ve diğer sanığın beyanlarını kabul etmediğini, emlakçılık yaptığını, sanık ...'ın kendisi ... olarak tanıttığını, ev almak isteğini, tapu masrafları için kredi çekmek istediğini söylediğini, devamlı çalıştığı bankacı tanıdıkları olduğu için yardım ettiğini, ancak sanık ...'ın kimliğini kaybettiğini söylediğini, ertesi gün kendisini ... olarak tanıtan sanığın kimliğini çıkarttığını söylediğini, atılı suçlarla ilgisinin olmadığını, beyan etmiştir.

4. Tanık Gencay Aksakal beyanında, sanık ...'i emlakçı ve müşterileri olması sebebiyle tanıdığını, bir müşterisi için sanık ...'in kredi talebinde bulunduğunu, ön başvuru işlemini aldıklarını, kredi başvuruları kesinleştirilmeden önce kimlik bilgilerinin taratılması gerektiğini, sanığın nüfus cüzdanının olmadığı ancak ehliyetiyle işlem yapılıp yapılmayacağı sorduğunu, nüfus cüzdanı ile işlem yapılması gerektiğini söylediğini, ilgili kişinin Gazino Şubesinden kimlik tarama işlemi yaptırdığını, kredi işlemlerinin devam ettiği sırada ilgili kişinin kimlik belgesinin kendisine ait olmadığının öğrenilmesi üzerine kredi işlemlerinin gerçekleşmediğini, kredi başvurusunun sanık ... vasıtasıyla geldiğini, kredi talep eden kişiyi görmediklerini, belirtmiştir.
5. 25.09.2014 tarihli yakalama tutanağında, "banka görevlilerince kredi işlemlerine aracılık eden şahsın emlakçılık yapan ... olduğunun belirtilmesi üzerine şahsın telefon ile aranarak bankaya gelmesinin istendiği, bu şekilde banka şubesine gelen ... yakalanarak gözetim altına alındığı, ekip otosuna bindirildiği, kendisi ile yapılan görüşmede kredi çekmek için aracı olduğu şahsın kim olduğu şifai olarak sorulduğunda, arkadaşları vasıtası ile tanıştığı Etlik Yüksektepe Mahallesinde taksicilik yapan Murat Timuçin (Lakabı ayı Murat) olduğunu beyan etmesi üzerine şahsın yakalanması için çalışmalara başlandığı" hususlarına yer verildiği ve tutanağın sanık ... tarafından imzalandığı anlaşılmıştır.
6. Yakalama, geçici muhafaza altına alma ve üst arama tutanakları, banka kamera kayıtları, kurumlara ait cevabi yazılar ile suça konu nüfus cüzdanı talep belgesinin dosya içerisinde mevcut olduğu anlaşılmıştır.
7. Yargılama sonucunda, mahkeme sanık ...'in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını, sanık ...'in ise, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik, hırsızlık ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarını işlediklerini kabul ederek temyize konu mahkûmiyet kararlarını vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık ...'in yüzüne karşı 16.09.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen kararı temyiz etmek istediğini belirttiği ve bu beyanının mahkemece zapta geçirildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemeiştir.
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanık ...'in nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia olunması, sanık ...'in beyanları, emlakçı olan sanığın ... olarak kendisini tanıtarak ev almak talebi ile kendisine başvurduğunu iddia ettiği sanık ...'ı çalışmış olduğu bankaya yönlendirmekle yetinmeyip kimlik taraması ve para çekme işlemi dahil her aşamada diğer sanık ile birlikte hareket etmesi ve imtina etmeden imzaladığı 25.09.2015 tarihli yakalama tutanağının içeriğinden kredi talebinde bulunan kişinin ... olmayıp başından beri sanık ... olduğunu bildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin sanığın atılı suçları işlediği ve cezalandırılması gerektiği yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmemesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Hüküm fıkrasında sanık ...'in soy isminin "Günay" şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
1. Somut olayda, Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılmış olması karşısında; sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve sanık hakkında 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve (son) bentleri uyarınca haksız menfaat miktarı üzerinden temel gün para cezasının belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden temel cezanın 5 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Somut olayda, Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılmış olması karşısında; sanığın eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve sanık hakkında 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve (son) bentleri uyarınca haksız menfaat miktarı üzerinden temel gün para cezasının belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden temel cezanın 5 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasıfları ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
D. Sanık ... Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu İkinci Kitabının İkinci Kısmının Onuncu bölümünde Mal Varlığına Karşı Suçlar başlığı altında 141 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen Hırsızlık suçunun temel şekli, "Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak" şeklinde tanımlanmıştır. Hırsızlık suçunun konusu başkasına ait taşınır mal veya mallardır. Mal olarak değerlendirilemeyecek şeyler hırsızlık suçunun konusu olamayacağı gibi hırsızlık suçunda korunan değer olarak suça konu malın ekonomik bir değere sahip olması gerekmektedir. Türk Dil Kurumu tarafından mal; bir kimsenin bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan taşınır veya taşınmaz varlıklar bütünü şeklinde tanımlanmış, 4721 sayılı Medeni Kanununun 762 nci maddesinde " Taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir." şeklinde düzenlenmiştir. Hukuki anlamda mal kavramı ise, fiziki varlığı bulunan, mal varlığı hakkının konusunu oluşturan belirli bir değere sahip ve belirlenebilir şeyleri ifade etmektedir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.06.1998 gün ve 175-306 sayılı kararında "Mal, mülkiyet konusu olabilen bütün maddi eşya ile mameleke girebilen bütün haklar" olarak tanımlanmıştır. Mal varlığı ise, bir kişiye ait para ile ölçülebilen hakların bütününü, mameleki ifade etmektedir. Bu açıklamalar ışığında, nüfus cüzdanı, sürücü belgesi gibi kimlik belgelerinin tek başına ekonomik bir değeri bulunmadığından mal kavramı içerisinde değerlendirilmesi mümkün değildir. Somut olayda, sanığın katılana ait sürücü belgesini çaldığı gerekçesiyle hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, nesne olarak mali ve ekonomik değeri bulunmayan sürücü belgesinin genişletici yorumla hırsızlık suçunun konusu mal olarak değerlendirilerek unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

2. Kabule göre de;
a) 5237 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibareleri yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, iftira suçunun özel bir halini düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için ise, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği, dosya kapsamı itibariyle cezaevinden firar ederek yakalanmamak amacıyla ...'ın sürücü belgesine çalan sanık ...'in adı geçen ...'ın kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, diğer kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak gösterdiği somut bir olayın bulunmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması,
2. Kabule göre de; hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu, 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibareleri yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 Tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 Tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Sanık ... Hakkında Başkasına Ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Ve Hırsızlık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (D) ve (E) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2015 Tarihli ve 2015/112 Esas, 2015/269 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.