11. Ceza Dairesi 2021/25969 E. , 2024/3904 K.
"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/34 E., 2019/429 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Cumhuriyet Savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2013 tarihli ve 2012/667 Esas, 2013/1019 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2017/6621 Esas, 2017/12390 Karar sayılı kararı ile "04.05.2012 tarihli iddianamede, sanığın kendisini emniyet mensubu olarak tanıtmak suretiyle katılanı dolandırdığının iddia edilmesi karşısında; eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli 2018/34 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet Savcısı, sanığın adli sicil kaydındaki dolandırıcılığa ilişkin kayıtların incelenmesi sonucu sanığın itiyadi suçlu olduğundan hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve dokuzuncu fıkralarının uygulanmaması nedeniyle hükmü temyiz etmiştir.
2.Sanık müdafii, müvekkilinin faili aldatmadığını, ne kendi lehine ne bir başkası lehine bir yarar elde etmediğini, suçun maddi unsurlarının oluşmadığını, eksik tahkikat ile mahkûmiyet kurulması ceza hukukunun amacına aykırı olduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükmü temyiz etmiştir.
II. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanı kullanmakta olduğu cep telefonundan arayan sanığın, temyiz dışı sanık ile birlikte kendilerini terörle mücadelede görev yapan polis memuru olarak tanıtmak suretiyle katılanın adına suç işlendiğini ve bu durumdan kurtulmak için dediklerini yapmasını söyledikleri, katılanın da bu duruma inanarak sanıkların vermiş olduğu hesap numaralarına 3.500,00 TL para yatırdığı, temyiz dışı sanık ...'nın bankamatik kartını sanığa verdiği ve parayı sanığın çektiği olayda; sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, katılanı arayarak kendini polis memuru olarak tanıtmadığını, ...'in bankamatik kartını hiçbir zaman almadığını, ... ile herhangi bir husumeti olmadığını, yakalandığında neden kendisinin adını verdiğini bilmediğini beyan etmiştir.
3.Mahkemece, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve uzlaştırmada duran süre de gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli 2018/34 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararında Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!