11. Ceza Dairesi 2021/25964 E. , 2024/698 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/224 E., 2019/84 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2014 tarihli, 2014/188 Esas, 2014/643 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2014 tarihli, 2014/188 Esas, 2014/643 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 24.10.2017 tarihli ve 2017/18263 Esas, 2017/21126 Karar sayılı kararıyla sanığın, kendisini Cumhuriyet Savcısı olarak tanıtarak menfaat temin etmesi şeklinde iddia ve kabul edilen eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (l) bendi kapsamında kaldığı ve delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu anlaşılmış ise de; halen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 gün 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.05.2000 gün ve 111-117; 27.12.2011 gün ve 2010/1-158-2011/296 sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere merci tayini kararları kesin olup, tekrar değerlendirme konusu yapılamayacağı, somut olaya ilişkin yapılan yargılama sırasında da, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi ile Birecik Asliye Ceza Mahkemesi arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda, Yargıtay 5. CD’nin 03.12.2013 tarih ve 2013/15977-2013/11642 sayılı ilamıyla Birecik Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verildiği belirlendiğinden, bu kapsamda yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Birecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/224 Esas, 2019/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, almış olduğu cezayı temyiz ettiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde katılanı telefondan arayan ve kendisi Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan şahsın katılana, adına kredi kartı çıkartıldığını ve kredi kartından harcama yapıldığını, ayrıca adına yüklü miktarda kredi kullanıldığını, bu olayı kendilerinin tespit ettiğini ve şahısları takibe aldıklarını, şahısları yakalamak için yardımcı olması gerektiğini ve olaydan kimseye bahsetmemesi, telefonu sürekli açık tutup, vereceği telefon ve kimlik numaralarına yükleme işlemi yapması gerektiğini, bu paranın daha sonra savcılık tarafından iade edileceğini belirtmesi üzerine, katılanın Denizbank ATM cihazından kendisine ait bankamatik ve kredi kartından 3 seferde olmak üzere toplam 1.470,00 TL'yi ..., ..., ... nolu numaralara yüklediği, yine sanığın yönlendirmesi ile Yapı Kredi Bankası ATM'sinden sanığın vermiş olduğu kimlik ve hesap numaralarına 3.000,00 TL yatırdığı, katılanın yakınlarının gelmesi ile dolandırıldığını anladığı ve şikayetçi olması ile başlatılan soruşturmada; hesap sahibi olan sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur.
2.Sanık savunmasında, katılanı tanımadığını, kendisini aramadığını, kapaklı pasajında esnaflık yaptığını, Harran'da isminin Ali Çobanoğlu olduğunu bildiği bir müşterisinin kendisine 2.000,00 TL borcu olduğunu, kredi kartına haciz geldiğini, kartını istediğini, bu şahsa kredi kartını verdiğini, kendisi 3.000,00 TL yatırıp sonra parayı çektiğini ve 750,00 TL'yi kendisine verdiğini ve borcundan düşmesini istediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
3. Bozma üzerine sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosya uzlaştırma bürosuna tevdi edilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlenmiştir.
4. Mahkemece, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Birecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2019 tarihli ve 2018/224 Esas, 2019/84 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!