WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25947 E.  ,  2024/6471 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/288 E., 2019/849 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli, 2013/569 Esas ve 2014/669 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.09.2014 tarihli, 2013/569 Esas ve 2014/669 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.03.2019 tarihli ve 2017/21126 Esas, 2019/1973 Karar sayılı kararı ile "sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma sonrası, Konya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/288 Esas ve 2019/849 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 51 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii sanığın atılı suçu işlemediğini, beraatine karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde katılanı telefondan arayan bir erkek şahsın kendisini polis olarak tanıttığı, hesabında bulunan paraların dolandırıcılar tarafından çekileceğini savcının dolandırıcıları takip ettiğini hesabından 50,000 TL çekerek TR92 .... IBAN numaralı temyiz dışı sanık ... adına Denizbank'a yatırması gerektiğini, dolandırıcıların bu parayı çekmeye geldiklerinde yakalanacaklarını söylediği, katılanın söz konusu hesaba 50,000 TL yatırdığı, para yatırdığı hesabın ...'e ait olduğu, temyiz dışı sanıklar ... ile Kader ...'ün sanık ... ile birlikte, ...'un arabasıyla Konya'ya geldikleri, ...'in Kader ile Konya Denizbank'a girdikleri, sanık ...'un arabada kaldığı, ...'in katılan tarafından yatırılan 50,000 TL'yi çektiği ve kendi aralarında paylaştıkları, bu şekilde sanık ... ile temyiz dışı sanıklar ... ve Kader'in fikir ve eylem birlikteliği içerisinde katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettikleri ve atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur.

2.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, temyiz dışı sanıkların suçlarını dolaylı kabule yönelik beyanları, katılan beyanları, katılan ile yapılan telefon görüşmelerine ait kayıtlar, Denizbank Etimesgut Şubesinden gelen paranın yatırılmasına ve çekilmesine ilişkin belge ve bilgiler, arama tutanağı, yakalama ve üst arama tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde oluşa uygun düşmeyen sanık savunmalarına itibar edilmemiş, sanıık ... ile temyiz dışı sanıkların birlikte menfaat temini amacıyla dolandırıcılık suçuna iştirak ettikleri ve üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işledikleri kanaatine varılarak mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
3.Bozma sonrası, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, uzlaşma görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ve uzlaştırmanın sağlanamadığı, sanığın katılanın zararını gidermediği tespit edilmiştir.
4.Yapılan yargılama sonunda, tüm dosya kapsamından sanığın atılı dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatine varılarak, eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ve temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki hususlar dışında sanık hakkında kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Dolandırıcılık suçundan verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, "denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezasının infaz edilmiş sayılacağının" hükümde gösterilmeyip sanığa ihtar edilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin sekizinci fıkrasına muhalefet edilmesi ve lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliklerinin düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün 6. bendinin sonuna "Denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde TCK'nın 51/8 maddesi uyarınca cezasının infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına" cümlesinin eklenmesi, ayrıca hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin paragrafın çıkarılarak yerine "Yargıtay bozma ilamı öncesi yargılama giderlerinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına ve bozma ilamı sanık lehine olduğundan sonrası yapılan yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.