11. Ceza Dairesi 2021/25939 E. , 2024/2266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/358 E., 2016/72 K.
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanığın yokluğunda verilen hükümlerin, sanığın bilinen son adresine tebliğ edilmesi, tebligat yapılamaması durumunda bu defa MERNİS adresinin tespitini yaparak tebligat zarfı üzerine söz konusu adresin MERNİS adresi olduğu belirtilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması, MERNİS adresinin bulunmaması halinde ise, kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun'un 35 inci maddesine göre tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, somut olayda, sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca çıkarılan tebligatın kapının geçici olarak kapalı olmasından bahisle iade edilmesi üzerine , kalem personelince sanığın cep telefonundan arandığı, kaleme bizzat gelen sanığın hükmü tebliğ almayacağını, yetkilendireceği avukatla hükmü temyiz edeceğini belirtmesi ve usulüne uygun olarak yapılan bir tebligat işlemi bulunmaması karşısında sanık müdafiinin temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde yapıldığı kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2013/358 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl hapis ve160.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezası yönünden hak yoksunluklarına ve adli para cezası yönünden taksitlendirmeye,
b. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; çek keşidecisi ile görüştükten sonra çeki aldığını belirten katılan beyanı karşısında bu kişinin dinlenilmeden karar verilmesi suretiyle eksik araştırma neticesinde kurulan hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz talebi; müvekkilinin çeki vermediğine , katılanla devir konusunda nakit para karşılığı anlaştıklarını, mahkemenin çek üzerinde imza yazı incelemesi yapmadığı, müvekkili lehine lehe olan hükümleri uygulamadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'ın... adresinde bulunan gözlükçü dükkanını ve işletme hakkını sanık ... ...'a 110.000 TL'ye sattığı, bedelin 30.000,00 TL sini nakit olarak 80.000,00 TL sinin de çek karşılığı olarak verilmesi hususunda anlaştıkları belirlenmiştir.
2. Devir sözleşmesi, sanığın çalışanı olan temyiz dışı sanık ...'e verdiği 18.04.2012 tarih ve 15563 yevmiye sayılı vekaletnamesine binaen ... ile katılan arasında yapılmıştır.
3. Katılan beyanında; suça konu çekin iş yerinde olmadığı bir vakitte sanık ... ...'ın yanında çalışan ve tanık sıfatıyla dinlenen İ.D. ile kimlik bilgileri tespit edilemeyen biri ile beraber çalışanı S.'ya verildiği; çeki alınca sanığın cirosunun olmaması sebebiyle kuşkulandığını, ancak hem bankadan çeki sorduğunu, sorun olmadığını belirttiklerini hem de keşideci ... ile görüştüğünü, bir sorun olmayınca çeki kabul ettiğini belirtmiştir.
4. Sanık çalışanı tanık İ.D. ve katılanın çalışanı tanık S.K. katılan beyanlarını doğrulamıştır.
5.Sanık savunmasında; katılanla devir bedelinin tamamının nakit verilmesi hususunda anlaştıklarını, çek vermediğini, katılanın devir yapmamak için iftira attığını belirtilmiştir.
6.Suça konu çekin Denizbank Eyüp Şubesine ait, 20.06.2012 keşide tarihli, 80.000 TL bedelli ve hamiline düzenlendiği, keşidecisinin ... olduğu, 28.6.2012 tarihli uzmanlık raporuna göre çek yaprağının hakiki olduğu fakat keşideci ismi, hesap numarası ve alt satır kodlama rakamlarının silindikten sonra husule getirilmiş aldatma niteliğini haiz sahte olduğu tespit edilmiştir.
7. Suça konu belge mahkemece duruşmada incelenmemiştir.
8. Mahkemece yapılan yargılamada; tanık olarak dinlenen İ.D. beyanı, tanık S.K. beyanı ,katılan beyanı nazara alınarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasına itibar edilmeyerek sanık ... ...'ın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında 20.06.2012 şeklinde yanlış gösterilen katılan ve tanık ifadelerinden, devir sözleşmesinin 2012 yılı nisan ayında yapıldığı, sözleşme yapıldıktan yaklaşık 15 gün sonra satış bedeline istinaden verilen çekin katılana teslim edildiği anlaşılmakla, 2012 yılı Nisan ayı olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B.Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezalarının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi, dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2013/358 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2013/358 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine" ibaresinin hükümden çıkarılması ile “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106/3. maddesi gereğince infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!