11. Ceza Dairesi 2021/25938 E. , 2024/8347 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/73 E., 2020/55 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunun 235 üncü ve 254 üncü madde ve fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri yapılması gerektiği gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2018/73 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ncü ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi, uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 02.10.2014 günü sanık ...'ın, ... isimli iş yerinde mağazada müdürü olarak çalışan ...'na bozuk para lazım olup olmadığını sorduğu, ...'ın diğer mağaza çalışanı ...'ya 950,00 TL para verip sanıkla gitmesini ve bozuk paraları alıp 950,00 TL'yi getirmesini söylediği, bunun üzerine sanık ile ...'ın ... isimli işyerinden çıktıkları, bir süre sonra sanığın ...'a sen git parayı simit sarayından al dediği, ...'ın yürümeye başladığı sırada arkadan seslenip parayı vermedin diyerek parayı aldığı ve oradan uzaklaştığı halde ... mağazasına bozuk para bırakmadığı bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; iddianamede anlatılan olayı kabul ettiğini, zararı giderecek maddi gücü olmadığını beyan ederek suçlamaları ikrar etmiştir.
3. Şikayetçiler, emniyette sanığı tam ve kesin olarak teşhis etmişlerdir.
4. 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/627 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "sanığın, Küçükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.08.2011 tarihli, 2013/258 Esas ve 2011/454 Karar sayılı kararında dolandırcılık suçundan verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından tekerrür hükümlerine ilişkin düzeltme yönünden 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!