11. Ceza Dairesi 2021/25921 E. , 2024/6792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/57 E., 2019/462 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.09.2014 tarihli ve 2012/1344 Esas, 2014/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/23893 Esas, 2017/23973 Karar sayılı kararıyla sanığın eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas etmesi nedeniyle üst dereceli mahkemede yargılama ve değerlendirme yapılması için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası verilen 03.01.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine, Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararı ile sanığın dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkûmiyete esas hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanığın suç işleme kastı ile hareket etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, öncelikle katılana ait ev telefonundan, sonrasında ise cep telefonundan olay tarihinde aranmak suretiyle kendisini emniyet amiri olarak tanıttığı, gizli bir soruşturma yürütüldüğünü, kimlik bilgileri kullanılmak suretiyle adına kredi kartı çıkartıldığını ve bunun terörle bağlantılı olaylarda kullanıldığını katılana bildirdiği, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını vermek suretiyle adına PTT'den para yatırmasını talep ettiği, bunun üzerine katılan tarafından sanığın bildirdiği kimlik numarasına toplamda 7.263,00 TL para yatırıldığı, daha sonra katılanın dolandırıldığını anlayarak şikayette bulunması üzerine sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; katılanı tanımadığını, daha öncesinde görüşmediğini, suç tarihinde Malatya'da çalıştığını, cep telefonu kullanmadığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Bozma sonrası dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmiş ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamamıştır.
4. Mahkemece uzlaşmanın da sağlanamaması nedeniyle dosyaya yansıyan tüm delillere dayanılarak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/57 Esas, 2019/462 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!