WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25899 E.  ,  2024/5732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/367 E., 2018/421 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A- 1.Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2013/200 Esas, 2013/634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2013/200 Esas, 2013/634 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/9511 Esas, 2017/11576 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (I) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2017/367 Esas, 2018/421 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B- Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.08.2020 tarihli, 15-2019/95248 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde katılanın kullandığı ev ve cep telefonundan arandığı, kendisini Kütahya Terörle Mücadele Şubesinden Murat olarak tanıtan şahsın, katılana kimlik bilgilerinden teröristlere yurt içi ve dışından para aktarıldığından bahisle yönlendirmeleri ile, katılanın Tavşanlı Merkez Postanesinden, telefonda verilen bilgi doğrultusunda Şirinevler PTT'sine sanık adına 9500 TL para havalesi yaptığı, aynı gün sanık tarafından paranın çekildiği, sanığın bu şekilde katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiği ve atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de parayı kendisinin çektiğine dair tevil yollu ikrarda bulunmuştur.

3.Bozmadan sonra, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
4.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Nitekim katılan da zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
5.Yapılan yargılama sonunda, her ne kadar sanık savunmasında Mustafa Ünal isimli bir arkadaşının vergi borcu olduğunu söyleyerek hesabına para geleceğini söylediği, parayı çekip ona verdiğini beyanla üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiş, sanığın hileli eylemlerle, katılanı kandırmak suretiyle haksız menfaat elde ettiği ve bu şekilde 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçunu işlediği kanaatine varılarak temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
2. Bakırköy 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.07.2013 tarihli ve 2013/200 Esas, 2013/634 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükme yönelik aleyhe temyizin bulunmadığı, mezkûr Mahkeme ilâmı ile sanık hakkında hükmolunan netice cezanın, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 291 inci maddede gösterilen kimseler tarafından temyiz edilmişse yeniden verilen hüküm, evvelki hükümle tayin edilmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği, nitekim Hukukî Süreç başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı ile sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verildiği gözetilmeksizin bozma üzerine yapılan yargılamada netice ceza yönünden daha ağır hüküm kurulması, ve ertelemenin sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinin gözetilmemesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesine aykırı davranılması,

hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2. paragrafta açıklanan nedenle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2018 tarihli ve 2017/367 Esas, 2018/421 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının korunmasıyla sanığın 10 ay hapis ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ve hüküm fıkrasına 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak gözetilerek, hükmolunan hapis cezasının TCK’nin 51. maddesi gereğince ertelenmesine, sanığın TCK’nin 51/3 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl denetim altında bulundurulmasına” ibarelerinin eklenmesi, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.