11. Ceza Dairesi 2021/25887 E. , 2023/6625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/703 E., 2019/583 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23.03.2012 tarihli ve 2012/7687 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında katılanlar ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı ... Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "basit dolandırıcılık" suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2012/366 Esas, 2013/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 4 kez 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2012/366 Esas, 2013/137 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 27.12.2016 tarihli ve 2014/20851 Esas, 2016/10006 Karar sayılı kararı ile"...sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine, Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2017/113 Esas, 2017/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 4 kez 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2017/113 Esas, 2017/570 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/1775 Esas, 2019/6975 Karar sayılı kararı ile"...sanığın katılanlara araç alma teklifini katılanların bir arada bulunduğu sırada söyleyip söylemediği tespit edildikten sonra katılanların bir arada bulunduğu tespit edilirse sanığa tek suçtan ceza verilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması.." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine, Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/703 Esas, 2019/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 4 kez 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen cezaların haksız olduğuna, zincirleme suçtan ceza verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, bir dönem birlikte çalıştığı katılanları ihaleye katılıp, Renault fabrikasından daha uygun koşullarda ikinci el araç alabileceğini söyleyip aldatmak suretiyle katılanlardan peşinat adı altında ayrı ayrı para aldığı, daha sonra vaadini yerine getirmeyerek ortadan kaybolduğu, bu surette her bir katılana karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, tevil yollu ikrarda bulunarak, katılanlar ..., ..., ... ve ...'e fabrikanın elinde Clio ve Megane marka ihale yoluyla satılacak araçlar olduğunu söylediğini, onların da bu teklifi kabul ettiklerini, katılan ...'tan 33.000 TL; katılan ...'dan 8.500 TL katılan ...'dan 19.000 TL ve katılan ...'ten de 15.000 TL ihale öncesi ödeme aldığını, ancak ihale gerçekleşmeyince, rızaları doğrultusunda paraların kendisinde kaldığını beyan etmiştir.
3. Bozma sonrası, katılanlar ..., ..., ... ve ...'in alınan beyanlarında, sanık ile bir dönem aynı fabrikada ancak farklı birimlerde çalıştıklarını, sanığın yalnız iken teklifte bulunduğunu ve zararlarını halen karşılamadıklarından şikayetçi olduklarını beyan etmişlerdir.
4. Sanık tarafından, katılanların zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
5. Dosyanın uzlaştırmacıya tevdi edildiği ancak sanık ve katılanlar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
6. Yapılan yargılama sonunda, sanık ...'ın, katılanları ihaleye katılıp, Renault fabrikasından daha uygun koşullarda ikinci el araç alabileceğini söyleyerek aldatmak suretiyle katılanlardan peşinat mahiyetinde ayrı ayrı para aldığı, katılanlar adına böyle bir ihaleye katılmadığı gibi esasen böyle bir durumun da olmadığını bilerek katılanları yanılgıya düşürüp kendisine menfaat sağlamak suretiyle her bir katılana karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek incelemeye konu mahûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek ve aynı Kanun'un 253 üncü maddesi ve Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliği gereğince dava zamanaşımının durduğu süreler dikkate alınarak inceleme yapılmıştır.
2. İddia, savunma, katılanların beyanları, uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2019 tarihli ve 2019/703 Esas, 2019/583 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!