WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25817 E.  ,  2023/5923 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/123 E. 2019/418 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili ve sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Ret, kısmi onama

1. Sanığın temyiz talebi yönünden; tebliğnamede her ne kadar süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine ilişkin görüş belirtilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21 inci, 23 üncü ve özellikle bu Kanun'un uygulanmasına dair Yönetmelik'in 30 uncu maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Anılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca beyanda bulunan ilgilinin imzadan imtina hakkı bulunmakta ise de isimden imtina hakkı bulunmamaktadır. Somut olayda, sanığın yokluğunda tefhim edilen hükme ilişkin gerekçeli karar sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun'un 21 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24.10.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, sanığa gerekçeli kararın tebliğine ilişkin evrakta ''isim ve imzadan imtina eden komşu'' şeklindeki şerhle, bilgisine başvurulan ve haber verilen komşunun ismi ve hatta kapı numarası dahi tespit ve tevsik edilmeden tebliğ işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile yapılan tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmelik'in 30 uncu maddesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmakla, gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle sanığın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğunun kabulüyle tebliğnamedeki temyiz talebinin reddine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği katılan vekilinin ve sanığın -(1) numaralı paragrafta izah edilen sebeplerle- temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.04.2013 tarihli ve 2013/2166 sayılı iddianamesiyle sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli ve 2013/593 Esas, 2014/100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.10.2017 tarihli ve 2017/20484 Esas, 2017/20500 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendine temas edip etmediğinin değerlendirilmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/123 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi, cezanın üst hadden verilerek zararının giderilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanığın temyizi; gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğuna, katılanı tanımadığı gibi kendisini polis olarak tanıtıp telefonla da aramadığına, 2011 yılında mahalleden tanıdığı beraat ederek temyiz kapsamı dışında kalan diğer sanık İsmail Oldubaş'ın ricasıyla hesap numarasını kullandırdığına ve iyiniyetinin kurbanı olduğuna, hükmolunan adli para cezasını ödeyecek gücünün de olmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 18.09.2011 de, İstanbul ilinde ikamet eden katılanı cep telefonundan arayan meçhul bir kişinin kendisini emniyet mensubu olarak tanıttıktan sonra katılanın banka hesaplarına İnternet üzerinden girilerek işlemler yapıldığını söyleyerek bu işlemleri yapan suçluların yakalanması için katılanı para göndermeye ikna ettiği, meçhul kişinin talimatı üzerine katılanın sanığa ait Ziraat Bankası hesabına 37.350,00 TL para havale ettiği ve bilahare dolandırıldığını anladığı anlaşılmıştır.
2. Bankanın cevabi yazı içeriğine göre; bu para sanık tarafından bizzat çekilmiştir.
3. Sanık savunmasında; ikamet ettiği mahalleden tanıdığı temyiz kapsamı dışında bulunan İsmail Oldubaş'ın hesabında bloke bulunması sebebiyle onun ricasıyla bu kişiye hesap numarasını verdiğini, hesabına gelen parayı da çekerek İsmail Oldubaş'a verdiğini beyan etmiştir.
4. Temyiz kapsamı dışındaki beraat eden sanık İsmail ise sanığa ait savunmayı doğrulamamıştır.
5. Bozma sonrası uzlaşmanın da sağlanaması nedeniyle izah edilen delillere dayanılarak Mahkemesince sanık hakkında dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında müşteki olarak yazılan ''...'' hakkında katılma kararı verildiğinden Mahkemesince “müşteki” ibaresinin “katılan” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli ve 2019/123 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09.2023 tarihinde karar verildi.