11. Ceza Dairesi 2021/25804 E. , 2024/5728 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/261 E., 2018/344 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2013 tarihli ve 2012/312 Esas, 2012/46768 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2013 tarihli ve 2012/312 Esas, 2013/449 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.05.2017 tarihli ve 2017/6568 Esas, 2017/12357 Karar sayılı kararı ile "sanığın eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (I) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2017/261 Esas, 2018/344 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri ile 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık kararı temyiz etmek istediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde bir şahsın katılan ...'ı telefon ile arayarak, kendisini polis olarak tanıtmak suretiyle, suç örgütlerinin hesabından para sızdıracağını, bu sebeple paralarını çekerek vereceği hesap numarasına yatırması gerektiğini söylediği, söylenenlere inanan katılanın da 3.500,00 TL parayı kendisine söylendiği şekilde sanık ... adına PTT aracılığı ile gönderdiği, 03.08.2012 tarihinde sanığın Beyoğlu istiklal Caddesi üzerinde faaliyet gösteren İNG BANK Şubesinden şüpheli bir havale işlemi gerçekleştirmek istediğine dair kolluk görevlilerine gelen bilgi üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine intikal ettiği, sanığın üst araması yapıldığı esnada sol ayağındaki çorabın içerisinde başkaca dekontların yanı sıra katılanın PTT Genel Müdürlüğü üzerinden sanığa gönderdiği 3500,00 TL'lik havaleye ilişkin dekontun ele geçirildiği, katılanın olay nedeniyle şikâyetçi olduğu, sanığın katılanı kandırarak haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2.Sanık, aşamalarda alınan çelişkili beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan ...'ın yatırmış olduğu parayı çeken sanık ...'ın, emniyet birimlerinin yapmış olduğu planlı takip sonucu yakalanmış olması, katılan beyanları ve dosyada mevcut somut deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
3.Bozmadan sonra, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
4.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Nitekim katılan da zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
5.Yapılan yargılama sonunda, sanığın anlatılan şekilde katılanı kandırarak hesabına para yatırmasını sağladığı ve haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatine varılmış, sanığın aşamalardaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile söz konusu olaya ilişkin suç tarihinin, 6763 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinde yapılan değişikliklerden önce olduğu, dolayısıyla suç tarihinden sonra 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile gelen 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi sanık aleyhine olduğu ve bu sebeple sanığın eyleminin suç tarihi itibarı ile lehine olan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı ve zararın da giderilmediği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan ve suç tarihi itibarı ile lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ve temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında "03.08.2012” şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, haksız menfaatin temin edildiği "30.07.2012" tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2017/261 Esas, 2018/344 Karar sayılı kararında, iddia, sanık savunması, katılan beyanı, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin veriler dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2017/261 Esas, 2018/344 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!