11. Ceza Dairesi 2021/25763 E. , 2024/4978 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/637 E., 2019/689 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2013 tarihli ve 2013/46 Esas, 2013/809 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2013 tarihli ve 2013/46 Esas, 2013/809 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.05.2017 tarihli ve 2015/10836 Esas, 2017/10823 Karar sayılı kararı ile "sanığın eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (I) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/637 Esas, 2019/689 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde katılanı cep telefonundan arayan sanığın kendisini polis olarak tanıttığı ve katılanın kredi kartı kullanılarak bir şebekenin yüklü miktarda harcama yaptığını, bu kişileri yakalamak için kendisine yardımcı olması gerektiğini söyleyerek kandırdığı ve katılanın Ziraat Bankası ATM sinden verdiği hesap numaralarına toplam 4.360,00 TL para yatırmasını sağladığı, bu paranın 1.240,00TL' sine bloke konulduğu için sanık tarafından çekilemediği, katılanın sanığa göndermek istediği 2.000,00TL paranın ATM haznesine sıkışması nedeni ile banka güvenlik görevlisinden yardım istediği ve banka güvenlik görevlisinin uyarısı üzerine dolandırıldığını anlayarak kolluğa müracaat etmesi ile başlatılan soruşturmada, katılanın gönderdiği paraların sanık ...'ın Ziraat Bankası Şanlıurfa Şubesindeki hesap numarasına yatırıldığının tespit edildiği, bu şekilde sanığın hileli hareketlerle katılanı kandırarak katılan zararına haksız yarar sağlamak suretiyle atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunmuştur.
2.Ziraat bankası yazı cevabında, katılanın yatırdığı paralardan muhtelif seferlerde 1.000 TL'nin başka banka ATM' sinden çekildiği, yine muhtelif seferlerde 1.712,00 TL' sinin POS ile harcama yapıldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
3.Sanık, aşamalarda alınan çelişkili beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, katılan beyanları ve dosyada mevcut somut deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
4.Bozmadan sonra, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
5.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Nitekim katılan da zararının giderilmediğini beyan etmiştir.
6.Yapılan yargılama sonunda, sanığın anlatılan şekilde katılanı kandırarak hesabına para yatırmasını sağladığı ve haksız menfaat temin ettiği, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği kanaatine varılmış, sanığın aşamalardaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde yazılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülmüş olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi hükümlerinden hangisinin sanığın lehine olduğu belirlenmesi gerekmekle, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasanın eylem karşılığında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırları bakımından sanığın lehine olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ve temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/637 Esas, 2019/689 Karar sayılı kararında, iddia, sanık savunması, katılan beyanı, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin veriler dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2019 tarihli ve 2018/637 Esas, 2019/689 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!