11. Ceza Dairesi 2021/25743 E. , 2024/6425 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/335 E., 2019/353 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, temyiz isteğinin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık ... hakkında bozma üzerine verilen asıl karar ile sanık ... hakkında verilen ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin asıl kararı ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu ve 315 inci maddeleri gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2013/180 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Mağdur ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Mağdur ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl hapis ve 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
2. Sincan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2013/180 Esas, 2014/113 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 15.11.2017 tarihli ve 2017/21658 Esas, 2017/23471 Karar sayılı kararıyla özetle, sanıkları eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Batı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.12.2017 tarihli ve 2017/905 Esas, 2017/991 Karar sayılı kararıyla, sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2018/335 Esas, 2019/353 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
a. Mağdur ...'a karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 9 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b. Mağdur ...'e karşı dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 4 yıl hapis ve 7.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
5. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2018/335 Esas, 2019/353 Karar sayılı ek kararı ile sanık ...'in temyiz başvurusunun yasal süresi içinde öne sürülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'in Ek Karara Yönelik Temyiz Sebepleri
Suçu ikrar etmesine ve mağdurların zararını gidermesine rağmen diğer sanıkla aynı cezayı almış olmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...'ın Asıl Karara Yönelik Temyiz Sebepleri
Hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların asker arkadaşı oldukları ve uzun süredir tanıştıkları, olay tarihinde birlikte dolandırıcılık yapmaya karar verdikleri, bu kapsamda mağdur ...'i telefonla arayarak içlerinden bir tanesinin kendisini savcı olarak tanıttığı, kimlik bilgilerinin başkalarının eline geçtiğini, bu bilgiler ile bir çok hat alıp krediler çekildiğini söyleyerek bu şahısların yakalanması için yardım ve para talep ettiği, bu yönlendirme ve kandırma sonucunda mağdur ...’nın 20.000,00 TL’yi temyiz dışı sanık İdris'in hesabına aktarmasını sağladıkları, İdris'in de bu parayı sanıklar ... ve ...'a intikal ettirdiği, aynı şekilde mağdur ...’i de telefonla aradıkları, telefondaki şahsın kendisini Ankara Emniyetinde görevli Başkomiser olarak tanıtıp kimlik bilgileri ile Ankara’da bir savcının hesabından para çekildiğini, yardım ederse şahısların yakalanacağını söyleyerek mağduru ikna edip yine İdris’in hesabına 8.470,00 TL para göndermesini sağlayarak menfaat elde ettikleri, sanıkların bu şekilde her bir mağdura karşı ayrı ayrı dolandırıcılık suçu işledikleri, kovuşturma aşamasında mağdurların zararlarını tamamen giderdikleri anlaşılmıştır.
2. Sanıklar suçlamayı kabul etmemişlerdir.
3. Temyiz dışı sanık İdris'in İş Bankası Etimesgut Şubesine paraları çekmek için gittiğinde yakalandığı ve sanıklar tarafından yönlendirdiğine dair beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılanların aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.
5. Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.
6. Hakkındaki hükmün esastan incelendiği sanık ...'ın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...'in Ek Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Sanık ...’in yokluğunda verilip 04.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.11.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu,1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği asıl kararın re’sen temyize de tabi olmadığı, aynı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'in ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
B. Sanık ...'ın Asıl Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
1. Mağdur (müteveffa) ...'in 27.02.2014 tarihli dilekçesinde ve mağdur ... ve vekilinin 28.05.2013 tarihli dilekçelerinde tüm maddi zararlarının karşılandığı belirtilerek şikâyetten vazgeçtiklerini belirtilmeleri karşısında adı geçenlerin sıfatının gerekçeli karar başlığında şikâyetçi olarak belirtilmiş olması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edildiğinden, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ...'in Ek Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli ve 2018/335 Esas, 2019/353 Karar sayılı ek kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...'ın Asıl Karara Yönelik Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2018/335 Esas, 2019/353 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!