11. Ceza Dairesi 2021/25668 E. , 2023/6686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/114 E. 2015/589 K.
SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2015 tarihli ve 2015/114 Esas, 2015/589 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis, 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçları işlemediğine, eksik araştırma ve inceleme ile hükümler kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; katılanın, hakkında bir ceza davası nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz etmek istediği ve bu konuda çalıştığı iş yerinin icra dosyalarına bakan mağdur avukatın yanında çalıştığını bildiği sanıktan kararı temyiz etmek istediğini söyleyerek kendisi için temyiz dilekçesi yazmasını talep ettiği, bunun üzerine sanığın işin masrafı var dediği, daha sonra sanık ile katılanın buluştukları ve katılanın sanığa kendisinden istediği 400,00 TL parayı verdiği, akabinde temyiz dilekçesinin hazır olup olmadığını sorduğu ve imzalanması gereken bir yer var ise getir imzalayayım dediği, sanığın da işi hallettiğini belirttiği, ... Ceza Mahkemeleri Ön Bürosuna mağdur imzası ile temyiz dilekçesi verildiği ve dava dosyasının bu dilekçeye istinaden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ancak Başsavcılık tarafından dosyada mağdur avukatın müdafiiliğinin bulunmadığı ve vekaletnamesinin yer almadığı belirtilerek eksikliğin giderilmesi için dosyanın iade edildiği, Mahkemesi tarafından mağdura vekaletnamesini ibraz etmesi için ihtar yazısı gönderildiği, bu ihtar yazısını alan mağdurun temyiz dilekçesini kendisinin vermediğini ve dilekçe altındaki imzanın da kendisine ait olmadığını belirttiği, kararın katılan tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştirildiği ve olayla ilgili soruşturma başlatıldığı, yapılan kriminal inceleme sonucunda temyiz dilekçesi altındaki imzanın mağdura ait olmadığının tespit edildiği, katılanın temyiz dilekçesi hususunda yardım etmesi için mağdurun yanında çalışan sanık ile muhatap olduğunun sabit olduğu, sanığın da bu durumu kısmen kabul ederek dilekçenin havale edilmesi konusunda katılana yardımcı olduğunu savunduğu, ancak temyiz dilekçesi incelendiğinde üzerinde ceza mahkemeleri ön bürosunda zabıt katibi olarak görev yapan ve tanık olarak beyanı alınan T.N. tarafından dilekçenin üzerine "iş bu dilekçe Av. ... katibi olduğunu beyan eden ... TC kimlik nolu ... tarafından teslim edilmiştir" şeklinde şerh yazıldığının anlaşılması ve tanığın her zaman dilekçeyi teslim eden kişilerin TC kimlik numaralarını alıp dilekçe üzerine şerh düştüklerini beyan etmesi karşısında, sanığın, katılana temyiz dilekçesinin havale edilmesi hususunda yardımcı olduğu yönündeki savunmasına itibar edilmediği, sanık ile katılan arasında katılanın sanığa iftira atmasını gerektirir herhangi bir husumet bulunmadığı, bu şekilde, sanığın temyiz işlemleri ücretsiz olmasına rağmen temyiz dilekçesi hazırlamak amacıyla katılandan 400,00 TL para almak suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu, yine mağdurun imzasını taklit ederek onun adına temyiz dilekçesini ... Ceza Mahkemeleri ön bürosuna teslim etmek suretiyle de üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, sahtecilik suçuna konu dilekçenin örneği, kurumların cevabi yazıları, ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, mağdurun, katılanın ve tanık T.N.nin beyanları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup dilekçe aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/114 Esas, 2015/589 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2015/114 Esas, 2015/589 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!