WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25447 E.  ,  2024/3066 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/27 E., 2019/484 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/339 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi 1 yıl 6 ay hapis 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.07.2014 tarihli ve 2013/339 Esas, 2014/398 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 20.12.2017 tarihli ve 2017/32329 Esas, 2017/28202 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen basit dolandırıcılık suçu nedeniyle, "hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/484 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi 1 yıl 6 ay hapis 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, katılanı dolandırma kastı ile hareket etmediğini, olayın aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklandığını belirterek, hükmün bozulması talebi ile kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanığın katılana hayvan çiftliği kurmayı teklif ettiği, katılan ile birlikte Urfa iline giderek burada bazı yerleri gezdikleri, İstanbul'a tekrar döndükten sonra katılana "önce şirket kurup kredi çekeceğim, sonra da Urfa'da çiftlik kuracağım, seni de ortak yapacağım, şirketi kurmak için sermaye olarak para temin et" diyerek ikna edip katılanın getirdiği 110.000,00 (bin) TL'yi aldıktan sonra herhangi bir şirket ve çiftlik kurmadan ortadan kaybolduğu ve katılanın telefonlarına çıkmadığı ve parasını da iade etmeyerek üzerine atılı bulunan dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olayı tevilli ikrar içerikli beyanları ile doğrulamış olması, tanık beyanlarının da katılanın beyanlarını doğrulamış olması ve diğer deliller ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
3. Bozma sonrası yapılan yargılamada, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, 03.04.2018 tarihli uzlaştırma raporunda, uzlaştırma tebligatlarının usulüne uygun olarak yapıldığı ve taraflara tebliğin yapıldığı, katılan ile sanık arasındaki uzlaştırma işlemlerinin teklif aşamasında kaldığı anlaşılmakla, uzlaşma görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığı ve uzlaştırmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir.
4. Yapılan yargılama sonunda, sanık ile katılanın duruşmaya katıldığı, sanığın katılana 65.000,00 TL borcu olduğunu kabul ettiği, katılan ile birlikte kendisinin de dolandırıldığını, bu parayı ödemek istediğini beyan ettiği, katılanın da kabul ettiği, mahkeme tarafından sanığa iki celse katılanın zararını gidermesi için yaklaşık 7 ay süre verildiği, ancak bu süre zarfında sanığın katılanın zararını gidermediği, sanığın tevilli ikrarı, katılan ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın katılandan hayvan çiftliği kurulması için kendi beyanına göre 90.000 - 92.000 TL civarında para alarak ortadan kaybolduğu daha sonra aldığı paranın 30.000,00 TL'sini iade ettiği ancak zararın tamamını karşılamadığı, sanığın kredi alabileceğini ve ortak besi çiftliği kuracakları yönünde katılanı kandırarak bu şekilde menfaat elde etmek sureti ile üzerine atılı bulunan dolandırıcılık suçunu işlediği kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuş, zararın kısmen karşılanması nedeni ile katılanın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstermediği anlaşılmakla bu kabul doğrultusunda sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/484 Karar sayılı kararında, iddia, sanık savunması, katılan beyanı, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıdaki husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuşur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2018/27 Esas, 2019/484 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.