WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25329 E.  ,  2024/8365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/15 E. 2018/493 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2014 tarihli ve 2013/272 Esas, 2014/646 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.07.2017 tarihli ve 2017/16986 Esas, 2017/16685 Karar sayılı kararı ile sanığın olay tarihinde katılanı kullanmış olduğu cep telefonundan arayarak, kendisini polis olarak tanıttıktan sonra haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi kapsamında kazanılmış hakkı da gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin,19.12.2018 tarihli ve 2018/15 Esas, 2018/493 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis,2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihi olan 08.10.2012 tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini Cumhuriyet Başsavcısı olarak tanıtan meçhul şahsın,katılanı hesaplarının terör örgütleri tarafından ele geçirildiğini ve belirttiği hesaba para yatırmasını hususunda ikna ederek sanık ...'e ait hesaba farklı zaman aralıklarında toplamda 5.500,00 TL para göndermesini sağlaması ve paraların sanık tarafından çekilmesi şeklinde eylemler sebebiyle sanığın cezalandırılması için kamu davası açıldığı; bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın katılan tarafından yatırılan paraları çekmek suretiyle menfaat temin etmesi şeklindeki eylemleri ile dolandırıcılık suçunu işlediği kabul ve değerlendirmesiyle hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
2. Sanık aşamalarda oluşu tevil yollu ikrar etmiş,atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/268 Esas sayılı ilamı olarak yazılması gerekirken; ''...2008/368 Esas'' şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden; katılan tarafından hesabına farklı zaman dilimlerinde para yatırıldığının anlaşılması karşısında tayin olunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki zincirleme suç hükümleri uyarınca artırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin,19.12.2018 tarihli ve 2018/15 Esas, 2018/493 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.