WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25287 E.  ,  2024/6500 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/372 E., 2019/206 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... Altucı'nın yokluğunda verilen kararın sanığa 25.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün adli tatile rastladığı, 5271 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre adli tatile rastlayan süreler işlemeyeceğinden ve temyiz süresinin son gününün adli tatile denk gelmesi nedeniyle, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca, temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2013 tarihli ve 2013/105 Esas, 2013/832 Karar sayılı kararı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, teşdiden 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.07.2017 tarihli kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/372 Esas, 2019/206 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla, 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'ın temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir.
2. Sanık ...'nın temyiz isteği, mahkumiyet kararının bozulmasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
06.08.2012 tarihinde sanık ...'nın şikayetçiyi önce ev telefonundan arayarak şikayetçi adına sahte kimlik bilgileri ile bankadan yüklü miktarda kredi çekileceğini söyleyerek, bu kişilerin yakalanabilmesi için şikayetçinin vereceği hesap numarasına bankadaki tüm parasını yatırmasını söylediği, şikayetçiden cep telefonu numarasını istediği ve şikayetçiyi yönlendirerek diğer sanık ... adına TEB Bankası Şanlıurfa Şubesindeki hesaba 23.000,00 TL para yatırmasını sağladığı, paranın şüpheli ... tarafından TEB Bankası Ortaklar Şubesi adresinden çekilerek sanık ...'ya elden teslim edildiği, sanık ...'ın bankadan parayı çektiği esnadaki görüntülerinin dosyada olduğu, sanık ...'ın eylemi açıkça ikrar ve kabul ettiği, ancak diğer sanık ...'in dolandırıcı olduğunu bilmeyerek kendisine tanıdığı olduğu için yardım etmek amacı ile hesap numarasını verdiğini savunduğundan bahisle dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, eylemin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ...'nın Temyiz İstemi Yönünden
1. Sanık ...'nın yokluğunda verilen kararın sanığa 25.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz süresinin son gününün adli tatile rastladığı, 5271 sayılı Kanun'un 331 inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre adli tatile rastlayan süreler işlemeyeceğinden tebliğnameye iştirak edilmemiştir.
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. İddia, savunma, kamera kayıtları, banka dekontu, ilgili cevabi müzekkereler ve ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübutunu kabul eden Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

B. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. İddia, savunma, kamera kayıtları, banka dekontu, ilgili cevabi müzekkereler ve ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübutunu kabul eden Mahkemenin kabul ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Sanıkların Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2019 tarihli ve 2018/372 Esas, 2019/206 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.