WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25127 E.  ,  2024/6264 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/908 E., 2016/391 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/908 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyizinde özetle; lehine hususların ve re’sen gözetilecek nedenlerin dikkate alınmasını istemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. İddianamede özetle; katılanın çalıştığı iş yerine giden sanık ile katılanın bir cep telefonu alımı konusunda anlaştığı sanığın MİT personeli olduğunu belirterek güven telkin ettiği, sanığın verdiği hattı katılanın telefona taktığı, telefonda bu numarayı arayarak kontrol ettiği, katılanın paranın 400,00 TL kısmını ödediği, kalan paranın kendisine EFT yapılacağını belirterek sanığın birisini arayarak konuştuğu, bir kısım eşyasını iş yerinde bırakarak, katılanın dalgınlığından faydalanarak telefonu alıp işyerinden ayrıldığından bahisle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık özetle, kamera görüntülerindeki kişinin kendisi olmadığını, iş yerinde bırakılan eşyada parmak izi çıkmış ise de eşyasını metroda unuttuğunu, bu unuttuğu eşyasının başka bir şahısça iş yerine bırakılmış olabileceğini, suçu işleyenin kendisi olmadığını savunmuştur.
3. Katılan özetle; iddia gibi beyanda bulunmuştur.
4. Mahkemece özetle, sanığın hileli davranışlarla katılanı kandırıp kendisine menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle sanığa 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesi kapsamında ek savunma hakkı verilerek hakkında yukarıdaki şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın çalıştığı iş yerine giden sanığın katılanla bir cep telefonunun alımı konusunda anlaştığı sanığın MİT personeli olduğunu belirterek güven telkin ettiği, sanığın verdiği hattı katılanın telefona taktığı, arayarak kontrol ettiği, sanığın katılanın dalgınlığından faydalanarak telefonu alıp iş yerinden ayrıldığı iddia edilen olayda, katılanın kolluk ifadesinde telefona sanığın kartını takarak sanığa verdiğini belirtmesi karşısında, katılanın telefonun zilyedliğini sanığa kendi rızası ile vermesi sonucu atılı eylemin hırsızlık suçunu değil dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Ağır ceza mahkemesinin görevi başlıklı 12 nci maddesi; "Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan...nitelikli dolandırıcılık (m. 158)...kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." denilmektedir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın kendisini "MİT personeli" olarak tanıttığının iddia olunması karşısında; sanığın eyleminin suç ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki; kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçlarını oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve lehe yasa değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu,
3. Kabule göre de;
a.Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenen dolandırıcılık suçu yönünden, hüküm tarihinden sonra, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması hâlinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliği nedenleri ile sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2015/908 Esas, 2016/391 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun/ kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.05.2024 tarihinde karar verildi.