WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/25124 E.  ,  2024/5469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/409 E., 2019/519 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 20.05.2014 tarihli ve 2014/10887 Esas sayılı iddianamesiyle, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle Antalya Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/358 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2014/358 Esas, 2015/487 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/17706 Esas, 2017/16489 Karar sayılı kararı ile "Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/409 Esas, 2019/519 Karar sayılı kararı incelemeye konu kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.07.2020 tarihli ve 15-2019/91492 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; temyiz hakkını kullanmak istemesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık katılanın çalıştığı ... Döner adlı iş yerini arayarak ismini ... olarak tanıtıp kendisinin öğretmen olduğunu ve katılanın işyerlerinin bitişiğinde bulunan ... Apartmanı 14 nolu dairede oturduğunu söyleyerek yemek siparişi verdiği ve katılana 500 Avro parasının olduğunu, parayı bozdurup bozduramayacaklarını sorduğu, katılanın belirtilen apartmanda öğretmenlerin oturduğunu bilmesi nedeniyle sanığın sözlerine itibar ettiği, yardımcı olmak maksadıyla gerekli hesabı yaptıktan sonra 1.050,00 TL para ve sipariş ile birlikte iş yerlerinin bitişiğinde olan apartmana gittiği, apartman girişinde bekleyen sanığın katılana " bana paranın üzerini verin ben hocaları arıyorum" diyerek ve arkadaş geliyor avro'yu verirsiniz şeklinde telefonla da konuştuğu, katılanın getirmiş olduğu 1.050,00 TL parayı alarak uzaklaştığı, katılanın 14 nolu daireye çıktığında simaen tanıdığı öğretmene konuyu anlattığında böyle bir şahsı tanımadıklarını ve yemek siparişi vermediklerini söylemesi üzerine dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu, bu suretle sanığın hileli davranışlarda bulunup, katılanı aldatıp, kendisinin yararına katılanın zararına olarak yarar sağladığı, bu suretle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık soruşturma evresinde müdafii huzurunda verdiği ifadesinde suçu işlediğini ikrar etmiş nafaka borcunu ödeyebilmek için yaptığını beyan etmiş, kovuşturma evresinde suçu inkarla sabıkalı olduğundan herkesin kendisini teşhis ettiği yönünde savunmada bulunmuştur.
3. Katılanın aşamalardaki beyanlarının tutarlı olduğu, anlaşılmıştır.
4. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 25.01.2018 tarihli rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
5. Sanık savunmaları, katılanın beyanları, ilgili kollukça tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
6. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 34 üncü maddeleri gereğince "şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu" tarihinden ile "uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği" tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzelterek onama sebebi dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Ancak; sanığın tekerrüre esas alınan Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/177 Esas, 2012/463 Karar sayılı ilamının yapılan UYAP sorgusunda, Mahkemenin 30.01.2018 tarihli ek kararı ile uzlaşma nedeniyle düşme kararı verildiği, bu itibarla söz konusu ilama ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın başka tekerrüre esas ilamının da olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2017/409 Esas, 2019/519 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2024 tarihinde karar verildi.