11. Ceza Dairesi 2021/25109 E. , 2024/4107 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/20 E., 2019/56 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2014 tarihli ve 2013/66 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Şanlıurfa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2014 tarihli ve 2013/66 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 21.12.2017 tarihli ve 2017/27941 Esas, 2017/28636 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine, Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Suç tarihinde, katılan ...'ın 0536 ... .. 26 numaralı telefonunu arayan bir kişinin kendisini emniyet mensubu olarak tanıttığı, katılan adına Vakıfbanktan kart çıkarıldığını ve bu kartın borcu olduğunu, hemen borcu ödemesi gerektiğini söyleyerek katılanı bankamatiğe yönlendirdiği ve çeşitli hesaplara toplam 1.400,00 TL para yatırdığı, para yatırılan hesabın sanık ...'a ait olduğu, sanığın katılanı kandırmak suretiyle, katılandan haksız menfaat temin ettiği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2.Sanık, aşamalardaki savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de sanığın savunmalarına itibar edilmeyerek, tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
3.Bozmadan sonra, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle, uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
4.Sanık tarafından, katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Nitekim uzlaştırma işlemlerinden sonra yapılan duruşmada da, katılanın zararını giderebilecek durumda olmadığını beyan etmiştir.
5.Yapılan yargılama sonunda, sanığın katılanı telefonla arayan kişilerle irtibatlı olarak hileli davranışlarla katılanı aldatıp katılanın zararına, kendisi ile irtibatlı olduğu kişilerin yararına menfaat temin ettiği ve bu şekilde dolandırıcılık suçuna doğrudan doğruya iştirak ettiği sonuç ve kanaatine varılmış, sanığın aşamalardaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun kabulü ile TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde yazılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görülmüş olup, suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlüğe giren TCK'nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi hükümlerinden hangisinin sanığın lehine olduğu belirlenmek gerekmekle, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasanın eylem karşılığında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırları bakımından sanığın lehine olduğu anlaşılmakla sanığın kazanılmış hakkı da göz önünde bulundurularak TCK'nın 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Sanığın adli sicil kaydında yer alan İzmir 9.. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/147 Esas, 2008/734 Karar sayılı ve 04.03.2009 kesinleşme ve 24.12.2010 yerine getirme tarihli ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararında, iddia, sanık savunması, katılan beyanı, taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delilerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin veriler dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2019 tarihli ve 2018/20 Esas, 2019/56 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!