WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/24923 E.  ,  2023/6009 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/187 E., 2019/543 K.

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli ve 2012/712 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.
2.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.03.2014 tarihli ve 2012/712 Esas, 2014/335 Karar sayılı kararının sanık ... Curgun ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 22.12.2016 tarihli ve 2015/11739 Esas, 2016/11036 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli 2017/187 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... Curgun müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın yüklenen suçun işlenmesine ilişkin bir eyleminin bulunmadığına ve anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, mahkemenin yetkisiz olduğuna, sanığın yüklenen suç ile bir irtibatının olmadığı ve suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraati gerektiğine, mahkemenin kararı verirken alt sınırdan uzaklaşmasının hakkaniyete aykırı olduğuna ve anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'nun 20.09.2011 günü kullanmakta olduğu cep telefonundan arandığı, kendisini emniyet mensubu olarak tanıtan kişinin, kimlik bilgilerinin dolandırıcı çetesinin eline geçtiğini, kendilerine yardımcı olmaması halinde suçun üzerinde kalacağını ve ömür boyu hapis yatacağını söyleyerek katılanı korkuttuğu ve vereceği hesap numaralarına para yatırmasını istediği, katılanın da bu şekilde kendisine verilen sanık ... adına kayıtlı 0031027245 numaralı hesaba 25.000,00 TL ve temyiz dışı sanık ... adına kayıtlı 96316266911 numaralı hesaba 8.700,00 TL para yatırdığı anlaşılmıştır.
2. Anılan hesaplara ilişkin ilgili banka kayıtları getirtilerek dosya arasına alınmış, yatırılan paraların kendilerine ait hesaplardan sanık ... ve ... tarafından çekilmiş olduğu belirlenmiştir.
3. ...'nun savunmasında, akrabası ...'nin kendisine ait banka hesabını kullanmak istediğini, kendisinin de kabul ettiğini ve bu nedenle banka hesabına gelen paraları çektikten sonra ...'ye verdiğini, bunun karşılığında ....'in kendisine az bir miktar para verdiğini beyan ettiği, sanık ...'nin savunmasında, olaydan 5-6 ay önce Akçakale Yukarıcinpolat köyünden tanıdığı ...'ın kendisine gelerek il dışından para geleceği için hesap numarasına ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine kendisine o anda iş yerinde bulunan ... isimli şahsın hesap numarasını verdiğini, bunun dışında olayla bir ilgisinin ve iştirakinin bulunmadığını belirterek suçlamayı kabul etmediği, Mahmut Taşkın'ın savunmasında ...'yi akrabası olması nedeniyle tanıdığını, ancak aralarında husumet bulunduğunu, kendisinden hesap numarası almadığını ve olayla ilgisi bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
4. Sanık ... savunmasında, katılan ve diğer sanıkları tanımadığını, olayla ilgisi bulunmadığını, memleketten arkadaşı İsmail Oldubaş'ın kendisine ait banka hesabını kullanmak istediğini, kendisinin de kabul ettiğini ve bu nedenle banka hesabına gelen paraları çektikten sonra İsmail Oldubaş'a verdiğini beyan etmiştir.
5. Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6. Mahkemece, suçtan elde edilen paranın, sanık ... Curgun ve ... aracılığıyla sanık ... tarafından çekildiğinin sabit olduğu ve sanıkların aşamalardaki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olup itibar edilebilir olmadığı değerlendirilerek, sanıkların kamu görevlisi olduğunu söylemek suretiyle hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek şeklindeki eylemlerinin, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı belirlenerek, suç tarihinde (L) bendinin yürürlükte olmaması nedeniyle sanıkların, lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2017/187 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararında, mahkemenin sanıkların aşamalarda oluşu açıklamayan, dosya kapsamına uygun düşmeyen beyanlarına itibar edilmediği yönündeki kabulünde isabetsizlik görülmemiş, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğu anlaşıldığından hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli 2017/187 Esas, 2019/543 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.