11. Ceza Dairesi 2021/24549 E. , 2024/6944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/994 E., 2016/606 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/994 Esas, 2016/606 Karar sayılı kararı ile;
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, sevk maddesi karıştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 208 inci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca, 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca, 6000 TL ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, beraat etmesi gerektiğine, hukuk davasının lehine sonuçlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanın şirketinde çalışan sanığın, iş akdini bitirmesine müteakip bu işyerinde şoförlüğünü yaptığı kamyonun sevk irsaliyelerini ve kantar fişlerini şirkete teslim etmeyerek açmış olduğu kıdem tazminatı davasına sunması biçimindeki eylem nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2.Sanık, şoförlüğünü yaptığı kamyona ait kantar fişlerini katılan istemediği için kendisinde kaldığını, yine sevk irsaliyelerinin de 4 nüshasından birini açmış olduğu iş davasında kamyonuna fazla miktarda yük yüklendiğini ispat amacıyla delil olarak kullandığını, başka bir amacının olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın şirketlerinin saklamakla yükümlü oldukları belgeleri sanığın kendilerine vermediğini açılan dava ile öğrendiklerini beyan ettiği, hukuk davasının onaylı örneğinin dava arasına alındığı anlaşılmıştır.
3.Mahkeme tarafından "İddia, sanık beyanları, katılan beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, katılan tarafın şirketinde şoför olarak çalıştığı ve bu bağlamda bir kısım kendisince taşınan malzemeye ilişkin sevk irsaliyesi ve kantar fişlerini teslim almakla yükümlü olduğu, aynı zamanda kantar ve sevk irsaliye fişlerini ise yanında çalıştığı katılan tarafa teslim etmesi gerekirken teslim etmeyip nezdinde bulundurduğu böylece özel belgeleri sakladığı, zilyetlik amacı dışında tasarrufta bulunduğu, aynı zamanda kendisine duyulan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı anlaşılmıştır..." gerekçesiyle sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek, temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 208 inci maddesinde düzenlenen özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçunun oluşabilmesi için özel bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Yine güveni kötüye kullanma suçunun oluşması için kendisine başkasının mallarını idare etme yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya üzerinde bu devir olgusunun amacı dışında tasarrufta bulunulması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın söz konusu belgeleri açılacak davada delil olarak kullanma amacının bulunduğu, belgelerden katılan tarafın faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi kastı ile hareket etmediği, kendisine tevdi edilmiş bir eşyanın da bulunmadığı anlaşıldığından, atılı suçların unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkûmiyetine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan şirkete karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen özel belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Acıpayam 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/994 Esas, 2016/606 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!