11. Ceza Dairesi 2021/24547 E. , 2023/5685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/347 E., 2019/767 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2014 tarihli ve 2013/299 Esas, 2014/417 Karar sayılı kararı ile katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle
dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sadece adı geçen katılan tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.04.2018 tarihli ve 2018/1342 Esas, 2018/2818 karar sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilerek bu hükmün bozma konusu yapılmadığı, bu nedenle Mahkemenin 07.11.2019 tarihli ve 2018/347 Esas, 2019/767 karar sayılı kararı ile sanık hakkında adı geçen katılana yönelik eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/347 Esas, 2019/767 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, atılı eylemlere iştirak etmediğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte hareket ederek, katılanı işe sokacakları vaadi ile ikametgah işlemleri için gerekli olduğunu belirterek notere götürdükleri ve bir kısım belgeleri imzalatmak suretiyle katılan ... ile temyiz dışı katılan ... adına ... İnşaat ... Limited Şirketi'ni kurdukları, katılanlar aleyhine
04.02.2013 tarihi itibarıyla 32.059,00 TL vergi borcu tahakkuk ettiği, katılanların beyanları, sanıkların çelişkili savunmaları ve şirket kuruluş kayıtları ile vergi dairesi cevabi yazısı uyarınca sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek ve üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek, dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Katılanların kimliklerinin hile unsuru olarak kullanılmamış olması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri değerlendirme görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğuna dair bozma isteyen tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Bahse konu şirket kurma eylemi nedeniyle sanığın ne şekilde ve kimden menfaat temin ettiği araştırılarak, varsa buna ilişkin belgelerin dosyaya intikalinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Kabule göre de; sanığın, atılı suçu birden fazla mağdura karşı tek bir fiille mi işleyip işlemediğinin ve bu nedenle de eylemlerin iki farklı dolandırıcılık suçunu mu yoksa zincirleme şekilde tek bir dolandırıcılık suçunu mu oluşturup oluşturmadığının tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2019 tarihli ve 2018/347 Esas, 2019/767 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!