WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/24071 E.  ,  2024/5901 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1000 E., 2016/397 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına münhasır olduğu belirlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2015/1000 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
b. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.000,00 TL ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi
Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması talebine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Talebi
Hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etme iradesinden ibarettir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 10.10.2009 – 17.08.2015 tarihleri arasında Türk Telekom TT-NET bayiliği yaptığı, bayiilik sözleşmesi kapsamında sanığın nakit tahsilatı yapabilmesi için garantör banka olan Finansbank A.Ş. ile anlaştığı bu anlaşma kapsamında garantör bankaca tahsis edilen ve TTS (Türk Telekom Tahsilat Sistemi) üzerinden tanımlanan limitler kadar sanığın nakit tahsilatı yapma yetkisinin bulunduğu, Finansbank’ın 21.05.2015 tarihinde sanığın limitini iptal etmesi üzerine sanığın nakit tahsilatı yapamadığı ve işletmesindeki faaliyeti sürdürebilmek için de gelen müşterilerden nakit tahsilatları almaya devam ettiği, tahsilatları karşılığında müşterilerine yazıcıdan çıkardığı boş tahsilat makbuzlarını, meblağını ve tarihini eliyle yazarak verdiği, müşterilerden kabul ettiği nakit ödemeleri de başkalarından almış olduğu kartları kullanarak sisteme aktardığı, 16.04.2015 tarihinden önce katılanın, sanığın işletmiş olduğu bayiye giderek son ödeme tarihi 16.04.2015 olan Mart ayına ait telefon borcu ile Şubat ayına ait telefon borcunu nakit olarak ödediği, sanığın ödeme karşılığında yazıcıdan çıkardığı boş makbuza 33,52 TL bedel yazarak kaşesini bastıktan sonra katılana verdiği ancak katılandan tahsil ettiği parayı vaktinde sisteme aktarmadığı, zamanla da aktarmayı unuttuğu, katılanın bu olaydan sonra 23.06.2015 tarihinde PTT kanalı ile telefon borcunu ödemek için Saruhanlı PTT Şubesine gittiğinde Nisan ayında ödemesini yapmış olduğu 2015 yılı Mart ayına ait telefon borcunun bulunduğunu öğrendiği, bunun üzerine sanığın yanına giderek olayı anlattığı, sanığın da katılanın Mart ayına ilişkin son ödeme tarihi 16.04.2015 olan borcunu 24.06.2015 tarihinde ödediği ayrıca katılana toplamda 33,50 TL vererek zararını tamamen giderdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemekle birlikte olayı doğrulamış ve katılana ait fatura tahsilatını sistemden düşmeyi unuttuğu için bu durumun yaşandığını savunmuştur.
3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlı olup sanığın, hakkında kovuşturmaya başlanılmadan, suç nedeniyle uğradığı tüm zararın giderildiğini beyan etmiştir.
4. Sanığın para tahsilat yetkisi bulunan bayi olduğu ve 17.08.2015 tarihinde sözleşmesinin feshedildiği Türk Telekom A.Ş. cevabi yazıları ile sabittir.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşı Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 10.02.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Sanığın Temyiz Talebi Yönünden
1. Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun, hükümden sonra 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, dava dosyasının uzlaştırma bürosuna tevdii ile taraflar arasında usulüne uygun uzlaştırma girişiminde bulunulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tespit ve tayininde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabul ve uygulama yönünden;
28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Beraat Kararına Karşı Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) başlığı altında açıklanan nedenle Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2015/1000 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Karşı Sanığın Temyiz Talebi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) başlığı altında açıklanan nedenlerle Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2015/1000 Esas, 2016/397 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.05.2024 tarihinde karar verildi.