WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/22963 E.  ,  2023/6782 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/225 E., 2015/258 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm bakımından; hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci madde uyarınca hükmün kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm bakımından; katılan vekilinin, sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm bakımından; hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/225 Esas, 2015/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesi, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraatine hükmolunmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı özel belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarını işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ...'in, 07.09.2006 tarihinde ...'a ait...ilçesinde bulunan iş yerini suç tarihindeki eşi olan katılan ...'in bilgisi ve rızası dışında katılan adına kiraladığı ve 26.09.2006 tarihinde bu kira sözleşmesini ...Vergi Dairesi Müdürlüğüne sunarak bilgisayar yedek parça aksesuar işi yapmak üzere işe başlama bildiriminde bulunduğu, böylece katılan ...'i vergi mükellefi yaptığı, katılan ...'in vergi borcu olduğunu öğrenmesiyle durumdan haberdar olduğu iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3....Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğünün 04.04.2014 tarihli raporunda suça konu kira sözleşmesi ve işe başlama bildirimindeki el yazıları ve imzalar ile, ..., ... ve ...’ın mevcut mukayese el yazıları ve imzaları arasına kaligrafik ve grafolojik özellikler yönünden ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın özel belgede sahtecilik ve resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçlarından mahkumiyetine, kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ise beraatine hükmedilmiştir.

IV.GEREKÇE
A. Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Ön inceleme bölümünün birinci ve ikinci paragrafında belirtildiği üzere katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinin suça konu kira sözleşmesinin Vergi Dairesi Başkanlığına sunulduğu tarih olan "26.09.2006" olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/225 Esas, 2015/258 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2015 tarihli ve 2014/225 Esas, 2015/258 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.10.2023 tarihinde karar verildi.