11. Ceza Dairesi 2021/22962 E. , 2023/6064 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/352 E., 2015/351 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 Tarihli ve 2012/352 Esas, 2015/351 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılası suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; sanık ile yargılama aşamasında beyanı alınmayan ...'ın birlikte hareket ettiğine, eylem ve fikir birliği içerisinde katılanı dolandırmış olmalarına rağmen sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması talebine ilişkindir.
Sanığın temyizi; çekin sahte olduğunu bilmediğine, müşteri çeki olduğuna, asıl mağdurun kendisi olduğuna, bu nedenle hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ... tarafından bankaya ibraz edilen çekin sahte olduğunun tespit edildiği, katılanın çeki ... isimli kişiden aldığını ...'ın da çeki sanık ... isimli kişiden aldığını beyan ettiği sanığın çeki Doğan isimli kişiden aldığını savunmasına karşın, bu kişinin açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediğini beyan etmesi nedeniyle sanık hakkında üzerine atılı suçları işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Tanık ve şüpheli olarak hazırlık aşamasında ifadesi alınan ...; çeki sanıktan aldığını ve kendisinin malzeme alması karşılığında katılana verdiğini beyan etmiş, yargılama aşamasında ifadesi alınmamıştır.
3. Sanık savunmalarında, söz konusu çeki malzeme sattığı açık adres ve kimlik bilgilerini bilmediği Doğan isimli şahıstan aldığını beyan etmiş, evinin mantolama işi için anlaştığı ve bu iş için malzeme alması amacıyla ...'a verdiğini, çeki doğrudan ...'a vermediğini onun dayısına verdiğini, malzeme alınmadığını ve bu nedenle mantolama işinin yapılamadığını söylemiştir.
4. Dosya arasında bulunan Kriminal raporlara göre, çekin tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin olduğu tespit edilmiş, çekin arka yüzündeki üçüncü ciranta yazı ve imzasının sanığa ait olduğu, dördüncü ciranta yazı ve imzasının katılana ait olduğu, çekteki diğer yazı ve imzaların ise sanığa ya da diğer kişilere ait olduğuna ilişkin kaligrafik ve grafolojik bulgular tespit edilemediği belirtilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sübut bulduğu şeklindeki gerekçe ile resmi belgede sahtecilik suçundan hakkında temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuş, sanığın savunmasında çeki mantolama işi için malzeme alması amacıyla ...'a verdiğini savunması, ...'ın çeki doğrulaması, ...'ın herhangi bir malzeme almadan çeki başkasına vermiş olduğu hususları dikkate alındığında, sanığın herhangi bir menfaat elde etmediği, evinin mantolama işinin yapılması anlaşmasından sonra malzeme alması için şahsa vermiş oluşu nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ise sanık hakkında temyize konu beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın savunmalarında, söz konusu çeki evinin dış mantolama işini yapması amacıyla malzeme alması için ...'a verdiğini beyan etmesi, ...'ın ise soruşturma aşamasında verdiği beyanlarında çeki hangi hukuki ilişki karşılığında sanıktan aldığını açıklamaması ve yargılama aşamasında dinlenilmemiş olması karşısında; suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi bakımından, ...'ın duruşmaya çağrılarak, suça konu çekin hangi hukuki ilişkiye dayanarak verildiği, önceden doğan borçlara karşı mı, yoksa elde edilen yarar/yararlar karşılığında mı verildiğinin sorulması ve Mahkemece suçun yasal unsurların oluşup oluşmadığının tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere hüküm tarihinde Kırklareli Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanığın, hüküm duruşmasına getirilmemesi ve Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmada hazır edilmemesi dikkate alınmaksızın yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın Hak arama hürriyeti başlıklı 36 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesine muhalefet edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle resmi belgede sahtecilik suçundan başkaca yönleri incelenmeyen, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan ise bu nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli ve 2012/352 Esas, 2015/351 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!