11. Ceza Dairesi 2021/22899 E. , 2024/3863 K.
"İçtihat Metni"B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/395 E., 2019/164 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği mahkemece yasa yolu bildirimindeki temyiz süresi ile ilgili yanıltma nedeniyle temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2014 tarihli ve 2012/875 Esas, 2014/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana 9. Asliye Ceza Mahkemesinin ,11.02.2014 tarihli ve 2012/875 Esas, 2014/77 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/9754 Esas, 2017/13224 Karar sayılı kararı ile sanığın kendisini başkomiser olarak tanıtıp katılanı dolandırması şeklinde vuku bulan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilmesi için bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2017/395 Esas, 2019/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine ve hakkında lehe hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ...'ı arayan bir şahsın kendisini polis olarak tanıttığı, bankadaki hesabına terör örgütü üyeleri tarafından erişim sağlandığını söyleyerek şüphelileri yakalamak için katılandan para yatırmasını istediği, katılanın ise temyiz dışı sanık ...'ın iki ayrı hesabına toplamda 6.920,00 TL, temyiz dışı sanık ...'nin hesabına 4.000,00 TL, temyiz dışı sanık ... ...'nin hesabına 3.500,00 TL, temyiz dışı sanık ...nin hesabına 4.000,00 TL yatırdığı anlaşılmıştır.
2. Temyiz dışı sanıklar ...... ve... savunmalarında sanık ...'ya isteği üzerine banka kartlarını verdiklerini beyan etmişlerdir.
3. Mahkeme tarafından, sanığın savunması, katılan beyanı, banka dekontu, uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaat elde edilememesi şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın bu yöndeki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2019 tarihli ve 2017/395 Esas, 2019/164 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!