WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/22897 E.  ,  2024/8752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1116 E., 2018/540 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2018 tarihli ve 2017/1116 Esas, 2018/540 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 5 gün hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece usul ve yasaya aykırı verilen hükmün temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Antalya ilinde ikamet etmekte olan sanık ile diğer temyiz dışı sanıklar ... , ... Karakaya'nın ellerinde bulunan altın görünümlü ancak herhangi bir değeri olmayan metal bileklikleri ve benzeri ziynet eşyalarını kuyumculara satmak üzere anlaşarak Isparta iline geldikleri, ... Otel isimli bir otelde geceyi geçirdikten sonra suç tarihinde temyiz dışı ... isimli şahsın diğer sanıkların kaldıkları odalara ayrı ayrı giderek onlara kuyumculara satmaları için altın görünümlü metal eşyaları verdiği, temyiz dışı sanık ... 'ın katılan ...'in işletmekte olduğu ... Sarraf isimli kuyumcu dükkanına gelerek bir adet bilekliği 700,00 TL karşılığında sattığı ve bu iş yerinden ayrıldığı; temyiz dışı sanık ... 'ın katılan ... tarafından işletilen ... Sarraf isimli kuyumcu dükkanına gelerek bir adet bilekliği burada çalışan işçilerden ...'e 700,00 TL karşılığı sattığı; bu olaydan kısa bir süre sonra sanık ...'un da ... Sarraf isimli iş yerine gelip bir önceki müşterinin sattığına benzer bir bilekliği satmak istemesi üzerine görevlilerin durumdan şüphelendikleri ve polise haber verdikleri; bu sırada ... Sarraf isimli iş yeri sahibinin de olayı haber aldığı ve ... Sarraf isimli iş yerine geldiği; güvenlik güçlerinin olaya müdahale etmesi üzerine burada yapılan incelemede her iki kuyumcuya satılan bilekliklerin altın görünümlü ancak değersiz metaller olduğunun anlaşıldığı, ... 'ın ... Sarraf'a sattığı bilekliğin karşılığında aldığı 700,00 TL yi derhal katılana iade ettiği; ...'nin ... Sarraf'a sattığı bileklik karşılığı aldığı 700,00 TL yi iade etmediği, güvenlik güçlerinin olaya müdahalesi sırasında olay yerine gelen sanık ...'nun ... isimli bayanı tanıdığını ve kendisine yardımcı olmak istediğini söyleyerek olayın adli makamlara intikal etmeden çözümlenmesine çalıştığı iddia ve kabul edilmiştir.
2.Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sonuçsuz kaldığı tarihe kadar 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmibirinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak;
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 10.10.2017 tarihli ve 2017/19507 Esas, 2017/19898 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde, Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli ve 2013/42 Esas, 2014/159 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 12 ay 5 gün hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeyerek 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılması suretiyle yapılan hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle Isparta 2. Asliye Ceza Mahkemesinin ,22.05.2018 tarihli ve 2017/1116 Esas, 2018/540 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlendiği 7. Paragrafın devamına gelecek şekilde “ancak bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 1 yıl 12 ay 5 gün hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.06.2024 tarihinde karar verildi.