WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ

A- A A+

11. Ceza Dairesi         2021/22812 E.  ,  2024/4601 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/686 E., 2019/272 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/686 Esas, 2019/272 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 nci ve 53 ncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; yüklenen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 26.04.2012 tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini polis olarak tanıtan sanığın katılanı adına kredi kartı çıkartıldığı, adının suç soruşturmasına karıştığını, söyleceği hesaba para yatırmak suretiyle soruşturmanın ilerlemesine yardımcı olabileceği, adının aklanacağı şeklinde hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde katılanın, hesabına para yatırmasını sağladığı eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; kimseyi dolandırmadığını, açık kimlik bilgilerini bilmediği, adresini bilmediği ... isimli kişiye %3 komisyon karşılığında borçlarını erteletmek amacıyla verdiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan zararının giderilmediğini, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.
4. Olayda kullanılan sanığa ait kredi kartına katılanın para yatırdığını gösterir banka dekontunun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılana yapılan usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen katılanı uzlaşma görüşmelerine katılmaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
6. Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.04.2024 tarihinde karar verildi.